Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Afazi ve Müzik

       Afazi, iletişim kurma yeteneğinizi elinizden alan bir durumdur. Hem sözlü hem de yazılı konuşma, yazma ve anlama becerinizi etkileyebilen nörolojik bir hastalıktır.
Afazi, beynin bir veya daha fazla dil bölgesinin yani “sol inferior frontal gyrus” bölgesinin hasar görmesinden kaynaklanır. Çoğu zaman beyin hasarının nedeni bir kan pıhtısı veya sızan veya patlayan bir damarın, beynin bir kısmına kan akışını keserek felç durumunun meydana gelmesidir. Beyin hücreleri, oksijen ve önemli besinler taşıyan normal kan kaynağını almadıklarında ölürler. Beyin hasarının diğer nedenleri, kafaya yapılan şiddetli darbeler, beyin tümörleri, ateşli silah yaralanmaları, beyin enfeksiyonları ve Alzheimer hastalığı gibi ilerleyici nörolojik bozukluklarda olabilir. Afazi, beyin hasarından da kaynaklanan dizartri veya konuşma apraksi gibi konuşma bozukluklarıyla birlikte ortaya çıkabilir. Afazi, inme veya beyin tümörü gibi başka bir durumun belirtisi de olabilir. Genel olarak incelendiğinde Afazinin iki çeşidi vardır. Bunlar: Non-Fluent ve Fluent Afazidir ve kendi içlerinde kategorilere ayrılabilir.

Kısaca semptomlarını incelemek gerekirse

⦁ Kısa veya eksik cümlelerle konuşma
⦁ Mantıklı olmayan cümlelerle konuşma
⦁ Bir kelimeyi diğeriyle veya bir sesi diğeriyle değiştirme
⦁ Tanınmayan kelimeleri söyleme
⦁ Başkalarının konuşmasını anlamama
⦁ Mantıklı olmayan cümleler yazma

     Peki, nasıl oluyor da Afaziden (Non-Fluent Aphasia) muzdarip insanlar konuşmada güçlük çekerken kolayca şarkı söyleyebiliyor?

       Afazili olup da müziksel işlevlerin korunduğu olgu bildirimleri 1870’lere kadar dayanmaktadır. Uzun yıllardır yapılan araştırmalar afaziye rağmen şarkı söyleme yeteneğinin korunabilmesinin nedenleri bulmaya çalışmaktaydı.
Beyinde müziğin işlenmesi oldukça kompleks bir konu olmasından dolayı İnsanda beynin müzik ile ilgili fonksiyonlarının değerlendirilmesi oldukça zor bir durumdur. Çünkü müzik algı, bellek, duygu ve motor performansın birlikte çalışmasını içerir. Çeşitli lezyonlara bağlı ortaya çıkan klinik tabloların uzun yıllara dayanan gözlemleri, son yıllarda ileri nörogörüntüleme yöntemleri, özellikle fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve PET çalışmaları ile müzik işlevinde beynin organizasyonuna açıklık getirilmeye başlanmıştır.
Genellikle sol frontotemporal bölge konuşma, sağ frontotemporal bölge müzik için özel alanlar olarak düşünülmekte ise de bu iki kognitif olayın hemisferik lateralizasyonuna yönelik yapılan çalışmalarda, her iki fonksiyonun oluşmasında farklı derecelerde benzer serebral ağların rol oynadığına dair veriler bulunmaktadır.Kısacası,Müzik işlevi oldukça kompleks bir olaydır ve bundan dolayı şarkı söyleme sırasında oldukça geniş beyin alanları arasında ağların olması beklenebilir.
fMRI kullanarak yapılan araştırmada sağlıklı deneğe kelime veya kelime gruplarının konuşma modunda söylemeleri istenmiş, ayrıca mırıldanma ile ilgili basit motor süreç (sesli harf üretimi) ile karşılaştırılmıştır. Bütün görevler sırasında ortak olarak inferior prepost santral girus, süperior temporal girus (STG), süperior temporal sulkusun (STS) bilateral olarak aktive olduğu görülmüştür. Gerek şarkı söyleme gerek konuşma sırasında mırıldanmaya oranla daha fazla inferior frontal girus aktivasyonu saptanmıştır. Ortak aktive olan beyin bölgelerinin bu durumu, konuşma ve melodik ses üretiminde, motor planlama (inferior frontal girus), yerine getirme (primer sensorimotor korteks), sensory feedback (orta-posterior (STG/STS) için paylaşılan bir nöral ağı göstermektedir.
Şarkı söyleme konuşma ile karşılaştırıldığında şarkı söylemede ek olarak sağda daha belirgin olmak üzere Heschel girusunu içeren STG’nin ön ve orta bölümünde, primer sensorimotor korteksin orta ve inferior bölümlerinde, inferior frontal girusun inferior bölümünde, santral operkulumda daha fazla aktivasyon ortaya çıkmaktadır.Sonuçlar  melodik ya da konuşma kelimesi olup olmadığına bakılmaksızın ses üretiminde bihemisferik bir ağın olduğunu ortaya koymaktadır. Orta ve süperior temporal girus, inferior ve orta frontal girus her performansta bilateral fakat değişen derecelerde aktive olmaktadır.
Özetlemek gerekirse, dil işlemlenmesinde daha çok sol temporal ve frontal bölge, müzik işlemlenmesinde ise sağ temporal ve frontal bölge aktivedir. Bu durum bize aynı kelimelerle konuşamayan fakat şarkı söyleyebilen afazili hastaların nedenini açıklar. Ayrıca nonfluent afazik hastalara uygulanan entonasyon tekniklerinin hastaların iyileşmesini neden hızlandırdığını açıklayabilir.

 

Kaynakça

Fatma, P., Nur, Y., Cem, Ç., Nilgün, Y., Zafer, Ç., (2013). Müzik ve beyin: şarkı söyleme yeteneği korunmuş afazi olgusu. Nöropsikiyatri Arşivi.;50: 189-192

National Institute Deafness and Other Communication Disorders (NIDCD). (2015).What is Aphasia? https://www.nidcd.nih.gov/health/aphasia

 

Gülay VURAL
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 1.sınıf öğrencisi. Sinirbilimin Nöropsikoloji ve Davranış Sinirbilimi alanıyla yakından ilgilenmektedir. Felsefe ve Psikoloji özel ilgi alanıdır. Yaşamı keşfetme ve anlama arzusuna sahip olmak hayat felsefesidir. İnsanları durağan ve değişmez değil sürekli hareket ve değişim halinde olmaya teşvik etmek istemektedir. Hedefi akademisyen olmaktır.