Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Ana Beyin Devrelerine Detaylı Bakış

Beyin, milyarlarca nörondan ve trilyonlarca glia isimli destek hücrelerden oluşur. Nöronlar, çevredeki değişiklikleri algılar ve bu değişiklikleri içeren iletiyi diğer nöronlara gönderir. Beyinde çoğunluğu oluşturan glia isimli destek hücreleriyse nöronların beslenmesinden, bir arada tutulmasından ve nöronların etrafındaki zararlı maddeleri süzmeden sorumludur.

Beyin, vücudun bir kumandasıdır. Sağ ve sol yarı kürelerinden oluşur. Bunların her birine lob adı verilen Frontal-Temporal-Parietal-Oksipital isimli dört ana parçacıktan oluşur. (ÜNGÖREN, 2015)

FRONTAL LOB

Ön beyin bölgesi olarakta isimlendirilen frontal lob, beyin yarı kürelerinin 1/3’ni kapsar. İşlevleri arasında karar verme, problem çözme, planlama, sıraya koyma, adım adım ilerleme, strateji değiştirme, işlem yapma, yargılama, olaylara muhtemel uzaklıktaki sonuçları kestirme, yaratıcılık, hayal-canlandırma, davranışta esneklik, motivasyon, soyut düşünme vardır. Bunların yanında ahlâki yargıların da yürütüldüğü yerdir. Kısaca frontal lob beyin devresi, insanı insan yapan özelliklerin bulunduğu devredir.

Bellek işlevleriyle kayıtlı bilgilerin kontrolü, kayıtlı bilgilerin yönlendirilmesi frontal lob sorumluluğundadır.
(Bilgilerin kodlanması -> Geri çağırılması için gerekli ipucu üretimi -> Uygun cevabın denetimi -> Uygun olmayan cevabın baskılanması -> Bilgilerin zamansal ve uzlaşsal sıralanması gibi) Frontal lob beyin devresinin hasar görmesi hâlinde FLS (Frontal Lob Sendromu) gerçekleşir. Sendrom sonucu çevreye karşı duyarsızlık, duygu eksikliği (apati), sorumsuzluk, pişmanlık hissedememe, mizaçta değişiklik, saldırgan davranışlar, başkalarını umursamama, davranış bozukluğu, cinsel içerikli uygunsuz tavırlar sergileme, yürütücü bilişsel işlevlerde bozukluk, dürtü kontrol bozukluğu ve uyumsuz davranışlar gibi rahatsızlıklar görülür. Kısaca davranış bozukluğuna bağlı kişilik değişiklikleri gözlenir. Gözlenen davranış bozukluğuna en doğru örnek Phineas Gage vakasıdır.

Frontal Lob ana beyin devresi içinde “Dorsoleteral-Orbitofrontal-Anterior Singulat (Medial Frontal Korteks)” beyin bölgeleri yer alır.

•Dorsoleteral korteksin başlıca görevi; planlama, karar verme, gaye belirleme gibi yürütücü işlevlerdir. Dorsoleteral hasar sonucu, somut/perseveratif nitelikte yanıt verip bilişsel esneklik görülmez ve muhakeme güçlüğü gerçekleşir.

•Orbitofrontal korteksin başlıca görevi, duygu ve dürtü kontrolünden sorumludur. Orbitofrontal korteks hasarı sonucuysa ortama uygun olmayan davranışlar sergileme ve sosyal kuralları yok sayma gözlenir.

•Medial Frontal korteksin temel işlevi; motivasyon, dikkat ve hafıza gibi süreçlerdir. Medial frontal korteks lezyonu sonucu kişide anksiyete ve duygu eksikliği (apati) gözlenir. (ÜNGÖREN, 2015)

TEMPORAL LOB

Kulakların çevresinde, kulakların üst kısmında ve beynin alt kısmında yer alır. Temel görevi işitme, hafıza, anlam verme ve dilsel işlevlerden sorumludur. Hafıza merkezi olan *Hipokampus* (yani bellek),  temporal lob ana beyin devresinin bir parçasıdır. Eğer ki sağ frontatemporal lob hasar görürse hasar sonrası olaysal bilgi çağrımında zorluk yaşanır. Sol frontatemporal lobun hasarı sonucu anlamsal bilgiye ulaşmada güçlük görülür.

Temporal Lob beyin devresi; orta-uzun süreli hafıza, konuşma, konuşulanı anlama, işitilen bilgiyi anlamlandırma, bilgiyi işleme, kelime oluşturma,  duygusal açıdan dengeyi kurma, konuşmalarda yer alan duygusallığı sezme, yeni bilgilerin depolanması ve yeni bilgilerin yorumlanması işlevlerinden sorumludur. Temporal Lob beyin hasarı sonucu, hafıza bozukluğu meydana gelir. Ayrıca hafızadaki bilgiler yenilenemez ve dolayısıyla kişi fikirlerini değiştiremez. Sabit fikirli kimselerin fikirlerinde saplantılı olma nedenleri budur. Araştırma sonuçlarına göre sağ temporal lobektomiye maruz kalan kimselerin değişmez, katı dünya görüşleri vardır. Bu yüzden bu tip kişilerin sosyal ilişkileri yoktur.

Temporal lobun önemli bir diğer bölgeside frontal lobun arkasından başlayıp temporal lobun derinlerine doğru uzanan *singulat girus* kıvrımıdır. Bu kıvrım bir problemin altından kalkma, bilişsel anlamda esneklik, uyumlu olma, dikkatini kaydırma, sosyal dayanışmayı sağlama, fikirleri değiştirebilme, yeniliğe ve değişime uyum sağlama, olası seçenekleri fark etme gibi becerilerden sorumludur. Singulat girus kıvrımında oluşan hasar, “kilitlenme” yani saplantılı düşüncelere neden olur. Tartışmaya kapalı tutum, sabit fikirlilik, yeme bozukluğu, aşırı hırslı olmak, takıntılı ve endişeli olmak, geçmişte yaşanan olumsuz olaylara saplanıp kalmak, evet veya hayır demekte zorluk,  dikkati başka yere toplayamama, bilişsel katılık meydana gelir. Takıntılı düşünceler nedeniyle kişilerde obsesyon (OKB) oluşumu gözlenebilir. Bu kişilerin uyum sorunu vardır ve bu yüzden takım çalışmalarına uyum sağlayamazlar. Ayrıca singulat girusun aşırı çalışmasıda her şeye “Hayır!” yanıtını vermeye neden olur. Bu kimseler genelde geçmeyen ağrılarından şikayet ederler. (ÜNGÖREN, 2015)

PARIETAL LOB

Orta beyin bölgesi olarakta isimlendirilen Parietal lob, frontal lobdan derin bir yarıkla ayrılır. Duyu merkezidir. Parietal lob ana beyin devresi, vücudun uzuvlarından gelen uyarılarının algılanmasından ve işlenmesinden sorumludur. (Misal acı ve ağrı burada işlenir.) Parietal lob beyin hasarı sonucu kişi; konuşulanı anlamaz, kendini ifade edemez, kişide entelektüel yıkım gözlenir ve dil kullanımında güçlük yaşar. (ÜNGÖREN, 2015)

OKSİPİTAL LOB

Görme merkezi olarakta isimlendirilen Oksipital lob,  beynin arka kısmında yer alan görme duyusuyla bağlantısından dolayı bu ismi alır. Oksipital lob ana beyin devresinin hasarı sonucu görme yetilerinde kayıp, karmaşık geometrik şekiller görme ve ışıklar biçimde halisülasyonlar görme başlar. Oksipital lobda yani beynin arka kısmında küçük bir yaralanma bile kişide körlük oluşturabilir. (ÜNGÖREN, 2015)

KAYNAKÇA
• ÜNGÖREN, E. (2015). Beynin nöroanatomik ve nörokimyasal yapısının kişilik ve davranış üzerindeki etkisi. Uluslarası Alanya İşletme Fakültesi Dergisi, s. 193-219.