Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Bağımlılığa Genel Nörobiyolojik Bakış

Bağımlılık, madde kullanıldığında veya eylem gerçekleştiğinde belirli bir süre sonra vücudun tekrar kullanılmasını veya yapılmasını isteme durumudur. Bağımlılık aşama aşama gerçekleşir. Bağımlı tanısı için en az üç temel özelliğin olması gerekir. Bunlar: tolerans gelişimi, bağımlı yapan unsurun kullanılmadığında yoksunluk belirtileri, bırakma girişimlerinin başarısız olması, kullanma ölçütünden fazla kullanmak, zarar görmesine rağmen kullanıcının maddeyi kullanmaya devam etmesi, madde dolayısıyla kişide sosyal, akademik veya iş yaşamında sorunlar ortaya çıkarması, maddeye ayrılan zamanın artması gibi durumlardır. Madde kullanım aşamaları ise şu şekilde gösterilebilir. (Çorbacı, 2021)

İnsanlar bağımlılık yapıcı unsurları genelde kaygıyı azaltmak, stres atmak, üzüntüden kaçınmak gibi rahatlamış hissetmek için kullanır. İlk deneyimde öfori ve haz oluştuğundan güçlü, kaygıyı önlemiş gibi hissettirir. Bu durum beynimizde ödül merkezi sistemini uyarmasıyla gerçekleşir. Bir süre sonra vücut aynı hazzı tekrar yaşamak için unsuru devamlı ister. Maddeye veya eyleme yönelik bir bağımlılık oluşur. Fakat maddenin devamlı alınımı beynin maddeye karşı keyif verici etkisine tolerans geliştirir ve aynı hazzı vermez. Bağımlı kişi dozu arttırır fakat zamanla arttırılan doza da tolerans geliştirilir ve bu şekilde akış devam eder. Kişi bağımlı olduğu maddeyi bırakmak istediğinde vücudun tolerans geliştirdiği maddeye yönelik madde alımı gerçekleşmez ve dolayısıyla yoksunluk belirtileri (kriz, nöbet, öfke…) ortaya çıkar. Bağımlı kişi istemeyerek de olsa maddeyi tüketme gereksinimi duyar. (UZBAY, 2011)

Bağımlılık yapan maddelerin en temel hedef organı beyindir. Bağımlılık sürecinde amigdala, frontal korteks, hipokampus gibi devrelerin oluşturduğu limbik sistemdeki nukleus akkumbens aktivitesi; bağımlılık yapan tüm maddelerin keyif verici etkinliğinde önemli role sahiptir. Bu maddeler için öne sürülen teori ‘‘Psikomotor Stimulasyon’dur.’’ Bu teoriye göre bağımlılık yapıcı tüm maddelerin doza bağlı olarak psikostimülan özelliktedir. Bu uyarıcı özellikler, öfori ve ödüllendirici niteliktedirler. Bağımlılık yapan unsurların doğrudan pozitif pekiştirici olmadan çok bazen dolaylı olarak yani katkı sağlayarak pekiştiricide olabilirler. Bu bazen cezalandırıcı etki yapan bir ilaç bazen ise ilacın dozu olabilmektedir. (UZBAY, 2011)

Dopaminerjik Sistem ve Mdde Bağımlılığıyla İlişkili Yolaklar Görseli

Dopaminerjik sistemin ödüllendirme ile ilişkisinde dopamin reseptörlerinin ve özellikle de dopaminerjik D2 reseptörlerin önemli bir role sahiptir. Madde ve eylem bağımlılığının (kumar, seks, alışveriş…) bir “ödül eksikliği sendromu” olabileceği şeklinde görüş bildiren veriler vardır. Ödül eksikliği sendromunun bazal gangliyonlar, başta nükleus akkumbens olmak üzere mezolimbik beyin bölgeleri, prefrontal korteks, hipotalamus ve amigadala gibi limbik sistemin önemli parçalarını da kapsayan geniş bir beyin alanındaki çeşitli anormalitelerle ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Bu beyin bölgelerinde dopamin dışında başka önemli nörotransmitterler ve bunlara ait reseptörler de yer almaktadır. Bunun yanında serotonin, GABA, adenozin, santral nitrik oksid, agmatin, kanabinoid sistemi, glutamat, endojen, noradrenalin ve noradrenerjik sisteminde önemli rolleri vardır. (UZBAY, 2011)

Fonksiyonel nörogörüntüleme çalışmaları genel olarak amigdala, anterior singulat, orbital prefronal ve dorsolateral prefrontal korteks, nükleus akkumbensin maddeyle ilişkili ipuçlarından aktive olduğunu göstermektedir.  Dopamin salınımı nükleus akkumbensi uyarır. Korpus striatumun sınırında bulunan nükleus akkumbens haz noktasıdır. Bağımlılığı bulunmayan kişiler de dopamin salınımının ödüllendirici bir etkiye yol açar ancak aynı durum bağımlı bireyler de tam olarak aynı etkiyi meydana getirmez. Bağımlı bir bireyde madde striatumda ki dopamin artışını arttırmak yerine orbitofrontal kortekste ki aktivasyonu arttırır. Madde kullanımına olan tolerans arttıkça kişi maddeyi yoğun bir şiddetle arzulasa da bu durum kişinin maddenin vermiş olduğu hazzı istemesine bağlı olmaz. (NURMEDOV, 2010)

Kaynakça

NURMEDOV, S. (2010, Şubat 13). Bağımlılığın Nörobiyolojisi. e Psikiyatri: https://www.e-psikiyatri.com adresinden alındı

UZBAY, İ. T. (2011). BEYİN NASIL BAĞIMLI OLUYOR? Meslek İçi Sürekli Eğitim Dergisi, 34-48.

Çorbacı, E. (2021). Madde Bağımlılığı Powerpoint Slaytları, 1-96 ulaşım adresi: moodle.asbu.edu.tr