Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Beyin Araştırmlarının Kısa Bir Tarihi

Beyin, M.Ö ve M.S bugüne dek hep tam olarak anlaşılamamış ve araştırma konusu olmuştur. Bu organın hep işleyişi, fonksiyonları ve yapısı tıp bilimine önemli katkılar sağlayarak önemli bir ilerleme sağlatmıştır. Beyin geçmiş tarihlerden beri hep merak uyandıran gerek çalışma mekanizması olsun gerek davranışların ve duyguların ana merkezi olarak kabul görülmesi olsun bilim tarihinde ve bugünün de araştırma konusu ve tam olarak çoğu bölgelerinin işlevinin ne olduğu açıklanamamıştır. Beyin hakkında olan bilgilerin çoğu temel olarak beyin hasarı veya beyinin bölgelerinin herhangi bir başka yaralanma olan hastaların çalışmalarının sonuçlarına dayanır.
Beyinin tarihine kısaca göz atacak olursak çeşitli anatomist, doktorlar, filozoflar ve psikoloji bilimi ile iç içe olan düşünür ve bilim adamları birbirlerinin üstüne katarak beynin çalışma prensibini anlamaya çalışmışlardır. M.Ö.2500’lü yıllarda deneme-yanılma yöntemi çok fazla uygulanıyordu. Bu tarihlerde tıp ilmi hastaların yaşadığı süre zarfında nasıl yaşadığı ve hangi şikayetlerde olduğu gözlemleniyor ve o hastaya benzer/aynı hasta çıktığı zaman uygulama yapılıyordu. Beyin ile ilgili hastalıkların tedavisi için cerrahi müdahale olarak kafatasını delerek bir müdahale yöntemi vardı. Yapılan kazı araştırmaları sonucu bu kafatasını delme işlemi (trepanasyon) canlı olarak uygulanıyordu. Canlı uygulamaların sebebi o tarihlerde ki inanışa göre kötü ruhları kovmak veya tedavi amaçlı olması olabilir.

Yapılan kazı araştırmalarında uygulanan trepanasyon.

Daha eskiye M.Ö 1700’lü yıllara gidecek olursak beyin ve sinir sistemi Eski Mısırlılar tarafından çok önemli değil idi ve bir kişi öldükten sonra mumyalama yapılmadan önce beyini vücuttan ayırarak atıyorlardı. Bu olay beynin bu tarihlerde çok bilinmediği için veya bir şekilde çok destekçi bir organ görmediklerini kanıtlıyor olabilir. Bu dönemlerde ruh ve bilincin ana kontrolcüsü ve merkezi kalp sayılıyordu. Bu işlemler Mısır’ın ilk beyin araştırmalarının yapıldığını gösteren bir işarettir. Bu dönemde Mısırlılar’ın ilk defa beyin hakkında yazdığı bir papirüs vardır. Bu papirüs beyni temel olarak ele alarak kapsamlı bir şekilde anlatılmaktadır.

Barış Akar
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 4.Sınıf Öğrencisi. Sinirbilim Topluluğu Kurucu/Başkanıdır. Sinirbilimin her alanına ilgi duyup bu yönde etkinlikler düzenleyip, kitaplar yazmaktadır. İlke olarak sinirbilimi geliştirmek, yaymak ve araştırmak olarak benimsemiştir.