Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Beyin ve Bağırsak İlişkisine Kısa Bir Bakış

İkinci Beyin: Bağırsak

Vücudumuzun çeşitli  yerlerinde başta bakteriler olmak üzere virüsler, mantarlar ve çeşitli ökaryotik mikroorganizmalar bulunur. Bu mikroorganizmalar topluluğuna “ mikrobiyota” diğer adıyla “ flora” denir. Mikrobiyotamızın %95’i bağırsaklarımızda bulunur ve bağırsak mikrobiyotamız aynı parmak izimiz gibi herkesten farklı ve bize özeldir.

Enterik sinir sisteminin 100 milyondan fazla nöron içermesi ve merkezi sinir sisteminden bağımsız işlev görebilmesi onun ikinci beyin olarak adlandırılmasına neden olmuştur. Bağırsak mikrobiyotası beyin ve bağırsak arasında bir ilişki oluşturarak insan sağlığı üzerinde önemli bir rol oynar.

Beyin ve bağırsak arasındaki iletişim, MSS, ESS, otonom sinir sistemi, hipotalamik-hipofiz-adrenal ekseni, nöral, endokrin ve bağışıklık sistemlerini içeren karmaşık bir ağ aracılığıyla sağlanmaktadır. Aralarındaki bu iletişim büyük ölçüde çift yönlü olarak kabul edilmekte ve bağırsak-beyin ekseni olarak adlandırılmaktadır. Bağırsak, beyin ile iki nöroanatomik yoldan etkileşime girmektedir. Bunlardan biri omurilikteki otonom sinir sistemi ve vagus siniri tarafından doğrudan bağırsak ve beyin arasında karşılıklı bilgi alışverişidir. Diğeri bağırsaktaki ESS ile omurilik içindeki otonom sinir sistemi ve vagus siniri arasındaki iletişim yoluyla bağırsak ve beyin arasındaki çift yönlü bir iletişimdir.

Bu iletişim sonucunda bağırsak mikrobiyotasının  beyne, davranışlara ve karakter üzerinde birçok etkisi bulunur.

Mikrobiyotanın karakter üzerindeki etkisine örnek olarak yapılan bir deneyde iki farklı fare ırkı kullanılmıştır. Bu fare ırkından biri oldukça utangaç ve korkak tavırlar sergilerken diğer fare ırkında böyle bir durum söz konusu değildir. Öncelikle bu iki fare ırkına antibiyotik verilerek mikrobiyotalarındaki birçok bakteri öldürülmüş, yani bir bakıma farelerin mikrobiyotaları resetlenmiştir. Daha sonra korkak fareye özgü bakteriler cesur fareye, cesur fareye özgü bakteriler de korkak fareye nakledilerek çoğalması sağlanmıştır. Bunun sonucunda korkak fare, cesur davranışlar sergilerken cesur fare korkak bir fareye dönüşmüştür.Yani farelerin beyni , vücudu ve diğer yapıları değiştirilmeden sadece içinde yaşayan bakterilerin değişmesiyle cesaret ve korku durumu şekillenmiştir.

Bağırsak Mikrobiyotasının Nöropsikiyatrik Hastalıklara Etkisi:

Hastalıklarla bağırsak mikrobiyotası arasındaki ilişki incelendiğinde bazı hastalıklarda özel bir mikrobiyota olduğu ortaya konmuştur. Bu mikrobiyota sağlıklı bir insanın mikrobiyotasından farklıdır. Şizofreni, otizm, anksiyete, depresyon gibi nöropsikiyatrik bozukluklarla bağırsak mikrobiyotası arasında bağlantı olduğuna ilişkin güçlü kanıtlar vardır. Yeni araştırmalar gastrointestinal sistemde yaşayan dost, zararlı ve probiyotik mikroorganizmaların bağışıklık sistemini, nöral yolakları ve peşi sıra merkezi sinir sistemini uyardığını ortaya koymaktadır. Bu mikroorganizmalar bağırsak beyin ekseninde rol oynayan gama-aminobutirik asit ve serotonin gibi nöroaktif maddeleri üretmektedir.

Mikrobiyota ve anksiyete/depresyon arasındaki ilişki daha çok hayvan deneylerinde incelenmiştir. Campylobacter jejuni’nin subklinik dozlarda oral yoldan verildiği farelerde immun cevap olmaksızın anksiyete benzeri davranışa yol açtığı gösterilmiştir (Lyte ve ark. 1998). Glukozla beslenmiş (GF) farelerde deneysel olarak yükseltilmiş hipotalamopituiter adrenal (HPA) eksen cevabı ve depresyon, sadece tek bir bakterinin, bifidobacterium infantis’in verilmesiyle geriye döndürülebilmektedir (Desbonnet ve ark. 2010). Bifidobacterium infantis yenidoğan bağırsağında ve probiyotik ilaçlarda baskın şekilde bulunmaktadır. Antidepresan etki göstermesi nedeniyle bu bakteri “psikobiyotik” olarak tanımlanmıştır (Dinan ve ark. 2013).

Campylobacter Jejuni

Son olarak, bağırsak mikrobiyotasının insan sağlığı üzerine etkileri önümüzdeki on yıl nörobilimde ilgi odağı olacak gibi görünmektedir. Psikiyatrik bozuklukların tedavisinde mikroorganizmaları “psikomikrobiyotik” adıyla yeni bir ilaç grubu olarak sunan yazarlar da bulunmaktadır (Fond ve ark. 2014). Bağırsak beyin aksı belki de nöropsikiyatrik bozuklukların tam olarak anlaşılmasını ve tedavi edilmesini sağlayacak bir kayıp halkadır.

Hazırlayan: İpek Nalça

Kaynakça :

Evrensel, A., & Ceylan, M. E. (2015). Bağırsak Beyin Ekseni: Psikiyatrik Bozukluklarda Bağırsak Mikrobiyotasının Rolü. Current Approaches in Psychiatry/Psikiyatride Guncel Yaklasimlar7(4).

Oğuzcan, K. O. C. A., & DÖNMEZ, N. (2020). İkinci beyin: Bağırsak. Atatürk Üniversitesi Veteriner Bilimleri Dergisi15(2), 187-195.

Karaismailoğlu, S. (2019). Beyinde ararken bağırsakta buldum : Mikrobiyota. Ed.İpek Arman. Ankara: Elma Yayınevi.

 

 

 

 

İpek Nalça
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 2. sınıf öğrencisidir. IUPSAint öğrenci birliğinde proje koordinatörüdür. Sinirbilim ve psikoloji alanında araştırmalar, okumalar yapmaktan ve yazılar yazmaktan keyif alır. Eskrim sporuyla ilgilenir.