Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Beyne Enfekte Olabilen DNA Virüsleri Nelerdir?

Klinik nörobilim, moleküler biyoloji ve immünolojinin birleşmesi ile oluşan Nöroviroloji’nin incelediği alan sinir sistemini, beyini enfekte edebilen virüslerdir. Bu virüsler kendi aralarında yapılarına göre ayrılarak enfekte ettiği insan vücudunda farklı yerler olabiliyor. İncelenme süreci ilk olarak nöroanatomik izlencesinden sonra mikroskobik görüntülemeler ile devam ediyor. Başlarken ilk önce temel nörovirolojinin ne olduğunu açıklamakta fayda var. Toplamda iki tip virüs çeşidi vardır: DNA Virüsleri ve RNA Virüsleri. İlk önce DNA Virüs ailesinden olan Herpesvirüsleri inceleyeceğiz:

HERPESVİRÜSLER

Herpesvirüsler Hipokrat’ın tanımlamasından bu yana gelişen bir virüstür. Latinceden Türkçeye ‘’ağır ağır ilerleme’’ olarak evrilen Herpes aslında tam da budur. Kendi içerisinde çift sarmallı ve lipid zara bağlı glikoproteinlerle dolu bir virüstür. Bu glikoproteinler virüsün hücre içine girmesini sağlarlar ve hücrenin IgG Fc kısmına (hücrenin dış kısmında makrofaj, B lenfositleri (bağışıklık sistemi) bağlanırlar. Daha sonra içeri giren virüs kendi kodunu kopyalama yöntemi ile dışarı çıkar. HSV1 ve HSV2 olarak ikiye ayrılan Herpesvirüsler yüksek homoloji (benzerlik) gösterirler. HSV1 daha çok mukoza ve deriyi, HSV2 ise genital organları veya yenidoğanları enfekte eder. İki herpesvirüste beyinde ensefaliti oluşturabilir. Yani bilinç kaybı, konuşma bozukluğu, nefes alamama vb. Herpesvirüslerin beyinde oluşturduğu bu lezyona Herpes Virüs Ensafaliti (HVE) denir. Ciddi ve yaşamı tehdit edici bir virüstür. En çok yenidoğanlar ve altı ay arasında ağız mukozasında görülür, fakat çocuklar erişkinlere oranla %90 daha fazla enfekte olur. HSV1 halk arasındaki ismi ile ‘Uçuk Çıkması’dır. Fakat bu uçuğun sadece dudakta veya ağız içinde değil beyinde de çıktığı durumunu unutmayalım. Tarihten bu yana toplumun bu iki virüse karşı enfekte oranı %60’dır. Bu virüsün reaktivitesine (çoğalmasını) stres, güneş ışığı ve soğuk gibi etmenler neden olabilir. Peki HSE semptomları ve etkilediği yerler nereler? Klinik bir vaka örneği ile açıklamak faydalı olur:

26 yaşında erkek hasta, 5 gün önce baş ağrısı ve ateş şikâyeti başlamış. Bu şikayetlerden bir gün sonra da aniden bayılıp düşmüş. Baygınlıktan 10 dakika sonra kendine gelmiş. Acil servisimize başvuran hasta, acil servisimizde iken konvülziyon geçirmiş ve kendinden geçmiş, 2–3 dakika sonra kendine gelmiş. Beyin tomografisi (BT) çekilen ve tetkikleri yapılan hasta, nöroloji kliniği tarafından değerlendirilmiş. Ancak herhangi bir patoloji düşünülmemiş. Hasta aynı zamanda psikiyatri kliniği tarafından da değerlendirilerek bir patoloji olmadığı söylenmiş. Bunun üzerine hasta evine gönderilmiş. Bir gün sonra özel bir klinikte nöroloji servisine başvuran hastanın çekilen beyin manyetik rezonans görüntülemede (MRG); sağda daha belirgin olmak üzere lateral ventrikül temporal hornlarda (Şekil 1) belirginlik olduğu rapor edilmiş. Aynı gün hastanın çekilen elektroensefalogramında (EEG) keskin dalga deşarjları olduğu rapor edilmiş. Daha sonra hastaya ilaç tedavisi uygulanmış fakat yarar görülmemiş. Hastanın baş ağrısında artma, ateş yükselmesi, anlamsız konuşmaları ve kendine zarar verici davranışları başlamış. Psikiyatri polikliniğine götürülen hasta, elini doktorun cebine sokmaya ve eşyasını almaya çalışıyormuş. Ertesi gün tekrar nöroloji polikliniğine götürülen hastaya bir ampul diazepam yapılmış. Böylelikle şikâyetleri üzerinden 5 gün geçen hasta şuuru kapalı olarak tekrar hastanemiz acil servisine getirildi. Kliniğimiz tarafından değerlendirilen hastanın çekilen beyin BT’sinde herhangi bir patoloji tesit edilmedi. Lumbal ponksiyon (LP) ile alınan beyin omurilik sıvısının (BOS) incelenmesinde HSV pozitif çıkmış. Hasta yoğun bakımda iken çekilen beyin BT’de; sol serebral hemisfer ve ponsta enfarkt, sol ventriküle bası, soldan sağa şift tespit edildi. Yatışının 18. gününde ateşi düşen hastanın asiklovir tedavisi de 21 güne tamamlanıp kesildi. İleri derecede motor ve mental sekel kalan hasta, rehabilitasyon amacıyla ileri bir merkeze sevk edildi.

Bu virüs ilk önce bulunduğu bölgenin sinir ganglionlarından içeri doğru girer. Daha sonra etrafında bulunan servikal yapıları enfekte eder. Tabi bu durumda sempotamikte (belirti gösteren) olunabilir asemptomatikte (belirti göstermeyen) olunabilir. Bu virüsün kuluçka dönemi 2–10 gün arasındadır. Ganglionlardan giren virüs damlacık halinde beyin-omurili sıvısına (BOS) karışırak beyine doğru ilerler. Vakaların çoğunda bu virüs temporal bölgede ve onun çevresinde lezyonlar oluşturmaktadır. Bu durum sonucu HSV alzheimer hastalığını veya epilepsi durumlarını güçlendirebilir.

Yirmi yaşında olan bir hastanın MR görüntüleri. Temporal bölgede oluşan lezyonel durum. T1 ve T2: Temporal bölge.

SİTOMEGALOVİRÜS (CMV)

Herpesvirüs ailesinden olan CMV asemptomatik olarak ortaya çıkar, bağışıklığı düşük olan insanlarda, anne karnında fetusde, AIDS veya HIV gibi immün sistemi düşürücü viral enfeksiyonlularda, yenidoğan çocuklarda genel olarak immün sistemi düşük olan insanlarda ölümcül olabilir. Herpesvirüs gibi reaktivite olan ve beyinde lezyonel durumlar oluşturan bu virüs febril sendrom, hepatit, pnömoni (zaatüre), retinit (retina iltihabı), ensefalit, ösefajit (yemek borusu iltihabı) ve kolit (kalın bağırsak iltihabı) gibi oldukça geniş bir hastalık spektrumuna sahiptir. Doğum sonrası bebeklerde (konjenital) sensörinöral (iç kulak ve işitme siniri bağlantısı) işitme kaybına yol açabilir. Aynı zamanda CMV beyinde oldukça yaygın olarak kalsifikasyonlu granülamatöz (bağışıklık sisteminin kalsiyumunun düşmesi) oluşturabilir. Klinik bir vaka:

23 yaşındaki annenin ikinci gebeliğinden 33 haftalık doğan erkek bebek, prematüre doğum nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izleme alındı. Öyküden annenin ilk gebeliğinin düşük ile sonuçlandığı, olguya gebeliğinde yapılan fetal ultrasonografide (US) oligohidramnios ve bilateral lateral ventrikül çapları atriyum seviyesinde ve anterior hornlarda yaklaşık 11 mm ile hafif ventrikülomegali (ventriküllerde gevşeme) görüldü. Mikrosefali şüphesine yönelik çekilen yan kafa garafisi, kranial US ve bilgisayarlı tomografi (BT) incelemesinde; periventriküler ve bazal gangliyon düzeyinde yaygın kalsifiye odaklar saptandı. Bu bulgular ile konjenital CMV enfeksiyonu düşünülen olgunun postnatal ikinci haftasında gönderilen kan ve idrar örneklerinde CMV DNA, polimeroz zincir reaksiyonu (PCR) analizi ile pozitif saptanarak konjenital CMV tanısı kesinleşti. CMV’nün ön ventriküller sistemde (beynin kemiksi yapısı) oluşturduğu geveşeme ve basal ganglionlarda (motor hareket ve duygu durumlarında rol oynayan bölüm) tümör oluşturduğu görülmektedir. Bunun sonucu fetüs iken CMV kaptığı için mikrosefali doğacaktır.

CMV’nün etkilediği bir diğer hastalık ise: Guillain-Barré Sendromu. Bu sendrom kas zayıflığının görüldüğü bir sendromdur. Bu sendroma sadece CMV neden olmaz. İnfluenza (grip virüsü vb.), Herpesvirüsler, Su çiçeği, Humma vb. Kas zayıflığına neden olması için ilk önce nöronun yapısını bilmek gerekiyor:

Diğer nörondan gelen veriyi ilk önce dendritler alarak hücre içinde işlerler daha sonra elektriksel kuvvete dönüştürmek için aksona gönderir. Veri ilk miyelinden geçerek ranvier boğuma ve ondan sonra tekrar miyelin ve ranviere gider. Tabi bu akson ve miyelinin miktarına bağlı. Bu süreçte schwann hücresi miyelin oluşturma görevindedir. En son veri akson terminallerden diğer bir nöronun dendritine gitmek için postsinaptik boşluğa bırakılır.

Bu noktada CMV farklı atak yöntemleri ile ilk önce kasa bağlı olan sinir hücresi bağışıklık sistem yapısı olan T lenfositleri ve makrofajlara saldırarak ranvier boğumlarda bir dejenere (hasar) durumu oluşturmuş oluyor. Bu sayede kaslardan gelen verinin yeterli ve sağlıklı beyine iletememesine yol açıyor. Kaslarda güçsüzlük ve motor faaliyet yavaşlıyor.

DİĞER DNA VİRÜSLERİ

Epstein-Barr virüsü (EBV), Herpesvirüs ailesinden olan yine çoğunlukla çocuk ve bebeklere enfekte olan bu virüs hem fizyolojik hem de psikolojik bir hasara yol açabiliyor. Basal ganglion ve serebellum gibi yürümeye ilişkin motor faaliyetleri sağlıyan yapıları enfekte ederek akut serebellar ataksi’ye neden olabiliyor. Psikolojik olarak etkisi ise ‘Alice Harikalar Diyarında Sendromu’dur. Algıyı sağlayan yapıların B ve T hücrelerine saldırarak bireyin insanları, nesnelere ve kısaca gördüğü çoğu şeyi normalden büyük, küçük, geniş, uzak ve yakın görmesine sebep oluyor.

Varicella-zoster virus (VZV), Herpesvirüs ailesinden olan ve enfekte edebilen dönemleri: bebeklik, çocukluk, genç ve genç yetişkinlerdir. Halk dilinde ‘Su Çiçeği’ olarak bilinir. Virüs kranial kök ganglionlarında ve dorsal kök ganglionlarında yıllarca bekleyebilir ve yıllar sonra enfekte olan kişinin nörolojik rahatsızlıkları çıkabilir. Sebep olduğu hastalıklar arasında: Kranial sinirlere enfekte olduğu için işitme yetisinde veya yüz hareketlerinde sorun oluşturur. Bunlardan biri Ramsay Hunt Sendromudur. Bunların yanında Menenjit oluşturabilir.
Bunların yanında yine herpesvirüs ailesinden olan herpestipinden: Human herpesvirüs6 ve Human herpesvirüs7 gibi virüslerde çeşitli enfeksiyonlar (ensafalit gibi) oluşturmaktadır.

KAYNAKÇA
Cinbis M, Aysun S (May 1992). “Alice in Wonderland syndrome as an initial manifestation of Epstein-Barr virus infection”. Br J Ophthalmol. 76 (5): 314. doi:10.1136/bjo.76.5.316. PMC 504267. PMID 1390519.
Yuki, Nobuhiro; Hartung, Hans-Peter (14 June 2012). “Guillain–Barré Syndrome”. New England Journal of Medicine. 366 (24): 2294–2304. doi:10.1056/NEJMra1114525. PMID 22694000
Nagel, M. A.; Gilden, D. H. (July 2007). “The protean neurologic manifestations of varicella-zoster virus infection”. Cleveland Clinic Journal of Medicine. 74 (7): 489–94, 496, 498–9 passim. doi:10.3949/ccjm.74.7.489
Brown, Miller. “Pediatrics.” Lippincott Williams & Wilkins, 2005, pp 380.
Haspolat Kenan, Kılınç Metin, Yıldırım İdris, Deniz Ahmet, Kara H. İsmail, ‘’Sitomegalovirüs İnfeksiyonu ve Sitomegalovirüs Hiperimmünglobülin Tedavisi. Olgu Sunumu’’, Van Tıp Dergisi, 4/3, ss. 184–185
Özdemir A.M. Özmert, Alkılınç Liya, Yıldırım Nurdan, Yılmaz Elif, Adalı Fulya, ‘’Konjenital Sitomegalovirüs İnfeksiyonu Olgu Sunumu’’, Van Tıp Dergisi, 19;(4), ss.189–191
Ceyhan Ahmet, Öncel Karadağ Eda, Özsürekci Eda, ‘’Sitomegalovirusun neden olduğu enfeksiyonlarda tanısal yaklaşımlar ve sorunlar’’, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 2016;59, ss.182–183
Kahraman Korhan, Cengiz Lügen, Sönmezler Murat, ‘’Gebelik ve Herpes Simpleks Virüs Enfeksiyonları’’, T Klin Jinekol, 2003;27, ss.72–74
Ekin Selami, Çağaç Aydın, Ersöz Muret, Akdeniz Hayrettin, Karahocagil Kasım, Karsen Hasan, ‘’Herpes Ensefaliti, Tanı Takip ve Tedavi: Bir Olgu Sunumu’’, Van Tıp Dergisi,2006, 13(4), ss.131–133
Aydın Mehmet, Kabakuş Nimet, ‘’HERPES SİMPLEKS VİRÜS TİP-1’İN NEDEN OLDUĞU SİNİR SİSTEMİNİN FARKLI ENFEKSİYÖZ VE POSTENFEKSİYÖZ BOZUKLUKLARI: KLİNİK SERİ’’, F.Ü. Çocuk Sağlığı Bilimleri Dergisi, 2005, 19(3), ss.213–217

Barış Akar
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 4.Sınıf Öğrencisi. Sinirbilim Topluluğu Kurucu/Başkanıdır. Sinirbilimin her alanına ilgi duyup bu yönde etkinlikler düzenleyip, kitaplar yazmaktadır. İlke olarak sinirbilimi geliştirmek, yaymak ve araştırmak olarak benimsemiştir.