Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Beynin Gizli Kahramanları: Nöroglia Hücreleri

Nöroglia hücreleri veya bir diğer adıyla glia hücreleri, merkezi ve çevresel sinir sisteminde yer alan sinir hücresi olmayan hücrelerdir. Nöronlar gibi aksiyon potansiyeli üretmezler, bu sebeple sinyal iletiminde doğrudan görev almazlar. Fakat dolaylı yoldan etkide bulunurlar.

Miyelin üretiminde, nöronlara destek ve koruma sağlamakta, beyinde homeostazın sağlanmasında görev alır. Ve bir insandaki glia hücresi sayısı nöronların sayısının 10-50 katıdır.

Glia Hücrelerinin Tarihçesi

Glia hücreleri ilk kez 1800’lü yıllarda keşfedildi. Doktor Rene Dutrochet yumuşakçaların (Molluscaların) sinir sistemini çalışırken sinir dokusundaki bazı küçük topakları keşfetmiştir ve glia hücrelerinden bahseden ilk kişi olmuştur.

Bundan yaklaşık 30 sene sonra patolog Rudolf Virchow, yaptığı çalışmalarda glia hücrelerine rastlamıştır ve bu hücrelerin sinir hücrelerini bir arada tutan bir çeşit bağ doku olduklarını düşünmüştür. Hatta bu sebeple bu hücrelere nöral-yapıştırıcı anlamına gelen nervenkitt ismini vermiştir. Zamanla pek çok bilim insanı da bu hücrelerin tanımlanmasına katkıda bulunmuşlardır.

Glia Hücrelerinin Türleri

Glia hücreleri ikiye ayrılmaktadır:

1-) Makroglialar

2-) Mikroglialar

1-) Mikroglialar

Sinir hücrelerinin %15’ini oluştururlar, beynin ve omuriliğin her kısmında bulunurlar. Beyni  iç ve dış tehlikelere karşı korurlar. Beyinde yaralanma meydana geldiğinde veya beyne toksik madde girişi olduğunda mikrogliyalar hemen devreye girer. Burdan da anlaşılacağı üzere beynin kendine ait bir savunma sistemi vardır ve vücudun geriye kalan kısmının savunmasından destek almaz. Bunların yanı sıra mikrogliyalar, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda aşırı aktif hale gelebilir ve nöroinflamasyona sebep olabilir. Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalar da mikrogliya hücrelerinin, beyin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Normalde, beyinde gerekenden daha fazla sinaps yaratılır ve bunlardan sadece en güçlüleri ve en önemlileri hayatta kalır. Mikrogliyalar, gereksiz olarak etiketlenen sinapsları yiyerek ‘sinaptik budama’ adı verilen olayda aktif rol oynar ve dendrit-akson sinaplarının doğru bir şekilde oluşmasını sağlar.

2-) Makroglialar

Makrogliyalar, büyük yapılı gliya hücreleridir. 7 tip makrogliya vardır. Bunlar:

1-) Astrositler

Astrositler, beyinde ve omurilikte yer alan yıldız şeklindeki hücrelerdir. Miktarları beynin her bölgesinde değişse de genel olarak astrositlerin; glia hücrelerinin %20’si ile %40’ını oluşturduğu bilinmektedir. Temel görevleri nöronların düzgün bir şekilde çalışmalarını sağlayacak ortamı hazırlamak ve nöronların büyümesini sağlamaktır. Bununla birlikte ortamda bulunan nörotransmitter miktarını kontrol eder. Potasyum, kalsiyum ve sodyum gibi iyonların konstrasyonunu sağlar. Aynı zamanda nöronlara destek sağlamak ve olur da beyinde bir hasar meydana gelirse hasarın meydana geldiği bölgede çoğalarak  hasar sonucu oluşan boşluğu doldurmak gibi görevleri de vardır. Nöronların çoğalması sınırlıyken; astrositler çok hızlı çoğalabilirler.

Astrositler, uzun bir süre  basit işlevleri olan hücreler olarak görülüyordu. Fakat yapılan çalışmalar, işin pek de böyle olmadığını gözler önüne seriyor. Astrositler, nöronların birbirleriyle kurdukları iletişimi düzenler ve nörotransmitter miktarını anlayabilme yetenekleri  sayesinde sinapsların modülasyonuna katılır. Aynı zamanda da nöronal aktiviteyi etkileyen kimyasal iyon ve moleküller salgılayarak sinapsları düzenlerler.

2-) Oligodendrositler

Oligodendrositler, Merkezi Sinir Sisteminde yer alan, aksonlara destek sağlayıp etrafını miyelin adı verilen kılıfla saran ve böylelikle nöronların iletim hızının artmasını sağlayan hücredir.

Diğer Makroglia Hücreleri

Ependimal Hücreler:

Merkezi sinir sisteminde beyin ventriküllerinde ve omurilikte bulunur. Beyindeki ve omurilik içindeki boşlukları dolduran beyin-omurilik sıvısı üretiminde görev alır ve kan-beyin bariyerinin oluşumuna katılır. Bu hücreler sinir sisteminin kök hücreleri olarak bilinirler.

Radial Glia Hücreleri:

Merkezi sinir sisteminde yer alan; nöronları, oligodendrositleri ve astrositleri oluşturan hücrelerdir. Diğer sinir hücrelerine göre farklılaşmaları çok daha sınırlıdır. Sinir sisteminin gelişimi esnasında farklılaşan nöronların yerlerine taşınmasında görev alırlar.

Schwann Hücreleri:

Sadece Çevresel Sinir Sistemi’nde yer alan bir hücredir. Oligodendrositlerin Merkezi Sinir Sistemi’nde yaptığı işlemi (Aksonların etrafını sarıp miyelin kılıfı oluşturmak) Çevresel Sinir Sistemi’nde yaparlar. Aynı zamanda nöronların büyümesi esnasında artıkların temizlenmesinde de rol oynar.

Uydu Hücreler:

Uydu hücreleri, bir diğer adıyla satellit hücreleri; duyusal, sempatik ve parasempatik gangliyaları çevreleyen boyutları oldukça küçük hücrelerdir. Ayrıca nöronların çalışması için kimyasal ortamı düzenlemeye yardımcı olur. Bir hasar ve iltihaplanma karşısında çok hassastırlar ve anında müdahale ederler. Sadece Çevresel Sinir Sistemi’nde yer alırlar.

Enterik Glia Hücreleri:

Sindirim sistemi içerisindeki gangliyalarda bulunan hücrelerdir. İç dengenin sağlanmasında ve kaslara bağlı sindirimde görev alır. Yalnızca Çevresel Sinir Sistemi’nde yer alır.

Kaynakça

https://sinirbilim.org/glia-hucreleri/, https://qbi.uq.edu.au/brain-basics/brain/brain-physiology/types-glia, https://evrimagaci.org/sinirbilim-ve-beyin-2-sinir-sisteminde-bulunan-hucrelerin-tipleri-311,  https://tr.wikipedia.org/wiki/Glia_hücresi#:~:text=Nöroglia%2C%20glial%20hücreler%20veya%20yalnızca,destek%2C%20koruma%20ve%20homeostaz%20sağlarlar.

Nazlıcan Güvenoğlu
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Patoloji Laboratuvar Teknikleri 1.sınıf öğrencisi. Hedefi, biyoloji/moleküler biyoloji ve genetik bölümüne geçiş yapıp ilerde öncelikli olarak nörobiyoloji ve davranışsal sinirbilim olmak üzere nörobilim alanında çalışmalar yapmak. Başta nörobiyoloji ve nöropsikoloji olmak üzere evrimsel biyoloji, evrimsel psikoloji ve yapay zeka alanlarına yakından ilgilidir. Araştırmayı, öğrenmeyi, keşfetmeyi ve öğrendiklerini insanlarla paylaşmayı çok sever.