Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Bir Seri Katile Psikolojik ve Nörobilimsel Açıdan Bakmak: Charles Manson

Biyografi

Charles Milles Manson (12 Kasım 1934 – 19 Kasım 2017), Amerikalı suçlu ve “Manson Family” (Manson Ailesi) isimli tarikatın kurucusu. Suç tarihinin en popüler ikonlarından biridir. Manson ve takipçileri, Ağustos 1969’da ırklar arası savaş başlatmak için iki gecede yedi kişiyi vurarak ve bıçaklayarak öldürdü. Manson, cinayetleri doğrudan kendisi gerçekleştirmemiş olsa da cinayetlerin emrini verip planlamasından dolayı, 1971’de birinci derece 7 cinayetten mahkum edildi.

Annesi 16 yaşında bir hayat kadınıyken doğan Charles Manson, çocuk yaşlarda annesinin cezaevine girmesi nedeniyle hırsızlık yaparak geçinmeye, sokaklarda yaşamaya başladı. 18 yaşında kendisi de tutuklandı. Cezaevinde bıçak tehdidiyle bir koğuş arkadaşı tarafından cinsel istismara uğrayınca ıslah evine yerleştirildi. 1954 yılında şartlı tahliye ile serbest kaldı. Sahte çek vermek, kadın satıcılığı, uyuşturucu vb. suçlar nedeniyle defalarca hapse girip çıktı. 1967 yılında son kez tahliye olduktan sonra, etrafına topladığı kişilerle bir “aile” oluşturarak Los Angeles ta bir çiftliğe yerleşti. Bu çiftlikte geliştirdiği “teorilerle” yönlendirdiği müritlerinden 5 kişi, Roman Polanski’nin hamile eşi Sharon Tate, Abigail Folger, Polonyalı oyuncu Wojciech Frykowski, erkek kuaförü Jay Sebring, ve lise mezunu bir genç Steven Parent’i Los Angeles’ta vahşice öldürdüler.

Ertesi gece bu kez Manson’un da katıldığı grup, Labianca çiftini aynı şekilde öldürüp parçaladı. Taraftarı olan bir kadının, farklı bir suçla tutuklandığında, işledikleri cinayetleri övünerek anlatması sonucunda Manson ve 4 arkadaşı tutuklandı. İdama mahkûm edilmelerine rağmen Kaliforniya yüksek mahkemesince idam cezasının kaldırılmasıyla, cezaları ömür boyu hapis şekline dönüştürüldü. Toplam cinayetlerinin sayısı belirlenemeyen Manson ve grubunun 35 ölümden sorumlu olduğu sanılır. Charles Manson ABD’de nefret edildiği gibi, kendisini seven, serbest bırakılmasını isteyen çeşitli fan kulüpler oluşturup kampanyalar düzenleyen bir hayran kitlesine de sahipti. (Vikipedi, 2020)

Gençlik

Hippi hareketinin başkenti sayılan San Francisco’da kendisine uygun kişileri etkileyerek, tarikatının tohumlarını atıyormuş. Hapiste gitar çalmayı öğrenen Manson, karizmasıyla kızların çoğunlukta olduğu grubunu etrafında topluyor, sokak sokak gezerek müzisyenlik yapıyormuş. Evsizlerden ve uyuşturucu bağımlılarından oluşan sözüm ona ailesini, ettiği çok felsefi sözlerle kendisine hayran bırakan Manson, haremiyle birlikte Volkswagen minibüsünde yaşıyordu. Daha sonra bir okul otobüsüyle şehir şehir gezmeye başlayan grup, hippi yaşam tarzıyla bir süre bu şekilde yolculuk etmiş. Ancak katıldıkları bir rock konserinde uyuşturucu alan Manson’un kendisini çarmıha gerilmiş İsa olarak görmesiyle işler değişmeye başlamış. Çünkü yeniden doğan Mesih olduğunu söylüyormuş. 1968 yılının yazında Mesih ile şeytanın bir arada vücut bulmuş hali olduğunu öne sürerek etrafındakileri etkisi altına alan Manson, kısa süre sonra da Helter Skelter fikrini savunmaya başlamış. The Beatles’ın 1968 yılında çıkardığı şarkının isminden türettiği Helter Skelter savına göre, ülkede bir ırk savaşı çıkacak ve siyahlar bütün beyazları öldürecekmiş. İşte böyle fikirlerle çevresindekilerin beynini yıkayan Manson, 6 Ağustos 1969’da müritlerine daha öncede bahsedildiği gibi katliam emrini vermiş. Ünlü yönetmen Roman Polanski’nin evine giren 5 mürit, orada üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala unutulmayan dehşet dolu katliamlarını yapmış. (Paratic, 2017)

Şekil 1 Solda Manson gençliği ve sağda Manson’ın yaşlanmış fotoğrafı.

Yıllardır hapishanede olmasına rağmen hiçbir zaman unutulmayan Manson, ününü yazdığı kitaplar ve şarkılarla pekiştirmiştir. Örneğin; 1970 yılında Manson’un şarkılarından oluşan Lie: The Love & Terror Cult isimli albüm yayınlanmıştır. Ayrıca Guns N’ Roses grubu 1993 yılında çıkardığı albümde, Manson’un “Look at Your Game, Girl” isimli şarkısını seslendirmiştir. Ünlü şarkıcı Marilyn Manson’un da ismini Hollywood yıldızı Marilyn Monroe ve seri katilden aldığı bilinmektedir. Kısacası; Charles Manson, operalara, filmlere, dizilere, şarkılara, kitaplara konu olmuş, kendisini peygamber ilan edip müritlerinin beynini yıkayan seri katil bir şehir efsanesi haline gelmiştir. Charles Manson müritleri üzerindeki etkisiyle olduğu kadar sözleri ve ünlü savunmasıyla da hafızalara kazınmış bir seri katil. Mesela; bana yukarıdan bakarsanız aptalın tekini, aşağıdan bakarsanız tanrıyı, karşıdan bakarsanız ise kendinizi görürsünüz, sözü gibi. (Paratic, 2017)

Psikolojik bir bakış açıdan Charles Manson’da ne vardı?

Herhangi bir bozukluğa dair hiçbir net, nesnel teşhis olmadığını söylemek de gerekir. Birçok analistin kişiliğinin temel özellikleri konusunda hemfikir olduğu şeyler hayal kırıklığı ve çatışmaydı. İstismara uğradığı bir çocukluk, fakirlik ve sosyal hizmetler tarafından tam anlamıyla ihmal görmesi onu hayatta kalmak için suç işlemeye itti. İsyankarlık ve otoriteye başkaldırı hayatındaki iki sabit şeydi. Sonrasında megalomani, psikopat kişilik ve majör anksiyete bozuklukları geldi. Bütün psikiyatristlerin Charles Manson’da gördüğü şey şudur: insanları duygusal olarak kontrol etme konusunda şaşırtıcı bir yetenek. Bunu egosunu beslemek ve bir aile yaratmak için kullanmıştı. Ayrıca ona ilişkiler kurması konusunda ve aynı zamanda nefret ettiği toplumla yüzleşmek için yardımcı oldu. (Exploring Your Mind , 2018)

Charles Manson’da bahsedildiği gibi inanılmaz bir ikna etme gücü vardı. Bu sayede tarikatına oldukça insan çekmiştir. Burada insanların neden Manson’ın tarikatına girme hissiyatının oluştuğunu psikolojik perspektiften açıklamaya çalışalım;

Hiper-Empati Sendromu

Oldukça düşük öz saygıya sahip kadınlarda görülmektedir. Onlara bir değer hissi veren önemli veya ünlü insanlarla bağ kurma eğilimine sahiplerdir. Bu vakada, topluma iz bırakmış tanınan bir katil ile bağ kurmak kendi boşluklarını kapatmanın bir yöntemidir. Kendilerinden daha emin hissetmelerine ve daha önemli olduklarını düşünmelerine yardımcı olur. Yani burada onların aşırı empatili olmaları durumu bu kişiyle derin bir bağ kurmalarını sağlar. Hatta bazen katilin şeytani eylemlerini meşrulaştıracak noktaya bile gelebilirler. (Exploring Your Mind , 2018)

Homicidol Etkisi

“Homicidol” etkisi terimi iki kelimeden gelmektedir: İngilizce cinayet manasına gelen “homicide” ve “idol” kelimeleri. Charles Manson’a kesinlikle uymakta olup, onunla birlikte Karındeşen Jack, Hannibal Lecter vb. kişilere de uymaktadır. Bazen insanlar son derece vahşi olmalarıyla tanınan insanlara (gerçek insanlar veya kurgu karakterler) karşı güçlü bir çekim ve hayranlık duymaktadırlar. Onları reddetmek yerine onları tapılacak idoller haline getirirler. Bu insanlar genellikle iyi eğitimlilerdir ve yüksek bir sosyal statüye sahiplerdir. Fakat bunun toplumumuzun genelinde çok yaygın olduğunu da belirtmemiz gerekir. (Exploring Your Mind , 2018)

Charles Manson’un Guns N’ Roses ve Marilyn Manson gibi müzisyenlere ilham kaynağı olduğunu unutmayın.

 

Hybristophilia

Hybristophilia, “tehlikeli” insanların çekimine (hem zihinsel hem de cinsel olarak) kapılmayı anlatan bir adli tıp psikolojisi terimidir. Yaygın değildir. Parafili (Parafili, bir kişinin yoğun fantezi, anormal arzular içinde bulunmasını tanımlayan psikoloji terimidir. ) kategorisine girer. (Exploring Your Mind , 2018)

Nörobilimsel Bakış Açısı

Daha önce bahsedildiği gibi Charles Manson’a psikiyatristler, psikologlar bir teşhis koyamadığı için yaptığı cinayetler doğrultusunda ve gösterdiği davranışlar doğrultusunda biz çoğu seri katilde görülen ‘Psikopati’, ‘Antisosyal Kişilik Bozukluğu’ tanısı için devam edeceğiz.

Psikopati, duygu yoksunluğu, dürtüsel antisosyal davranış ve suça yatkınlık ile karakterize bir kişilik bozukluğudur. Genel nüfusun %1’inde görülür. Psikopati, yetişkin cezaevindeki mahkumların yaklaşık dörtte birinde mevcut olup, madde bağımlılığı ve suç işleme oranıyla ilişkilidir. (Ün,2018) Bunun yanı sıra Manson’da tahminen antisosyal kişilik bozukluğu incelenebilir. Antisosyal kişilik bozukluğu, empati yokluğu ve bununla ilişkili olarak başkalarının haklarına tecavüz, tekrarlayan suçlar, pişmanlık duymama ve suçun sonuçlarından ders çıkarmama, yüzeyel ve gerçeklikten uzak her türlü manipülatif davranışlar, dürtüselliğin eşlik ettiği iritabilite ve dikkat çekici düzeyde sorumsuz yaşam tarzı ile karakterize kişilik örüntüsünün klinik olarak anlam kazandığı bir patolojidir. (Yıldırım, 2015)

Prefrontal korteks, psikopatinin patofizyolojisinde merkezi bir yol oynar. Prefrontal korteksin alt bölgeleri, davranışsal kontrol, duygu, sosyal biliş ve değer temelli karar alma süreçlerine katkıda bulunur. (Örneğin, ventromedial prefrontal korteks (vmPFC) ve medial orbitofrontal korteksin (mOFC) kişinin kararlarını değerlendirdiği ve bu değerlendirmeyi geçmişteki ödül ya da ceza deneyimlerine dayanarak güncellediği düşünülmektedir. Ayrıca bu bölgeler ahlaki yargının yanı sıra suçluluk, pişmanlık ve empati gibi duygu durumlarını içermektedir. Orta frontal girus (MFG) ve superior frontal girustan (SFG) oluşan dorsolateral prefrontal korteks (dlPFC), soyut akıl yürütmede ve bilişsel kontrolde rol oynar. Ayrıca, prefrontal korteks ile çevrili ve yoğun bir şekilde birbirine bağlı bir limbik yapı olan anterior singulat korteks (ACC), hata tespiti, performans izleme, bilişsel kontrol, amaca yönelik davranış ve duygu işleme ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle, VmPFC, ACC ve OFC, sosyal ve duygusal karar verme işlevlerine aracılık eder. Psikopatide prefrontal disfonksiyonu beyin görüntüleme teknikleri kullanılarak saptanmıştır. Psikopatik bireylerde sosyal ve duygusal karar verme işlevleri kesintiye uğramıştır. Psikopatik bireylerin yanı sıra, prefrontal kortekste hasarı olan bireyler, bu fonksiyonların çoğunda defisit gösterirler. Gerçekten de psikopatide prefrontal korteks disfonksiyonunun suçluluk, utanç ve empati duygularını azalttığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda VmPFC/ mOFC’ye zarar verdikten sonra sinirlilik; zayıf planlama; sorumsuzluk; ve cezadan öğrenememe saptanmıştır. (Ün, 2018)

Şekil 2: vmPFC (Ventromedial Prefrontal Korteks), OFC (Orbitofrontal Korteks), dlPFC (Dorsolateral Prefrontal Korteks), dmPFC (Dorsomedial Prefrontal Korteks), ACC (Anterior Singulat Korteks), vlPFC (Ventrolateral Prefrontal Korteks)

 

KAYNAKÇA

Barış Akar
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 4.Sınıf Öğrencisi. Sinirbilim Topluluğu Kurucu/Başkanıdır. Sinirbilimin her alanına ilgi duyup bu yönde etkinlikler düzenleyip, kitaplar yazmaktadır. İlke olarak sinirbilimi geliştirmek, yaymak ve araştırmak olarak benimsemiştir.