Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Broca Alanı ve Broca Afazisi

Broca Alanı

“Ön konuşma korteksi” veya daha genel adıyla Broca alanı, Fransız cerrah Paul Broca tarafından 1860’larda beynin şekil 1’de gösterilen kısmındaki hasarın konuşma üretmedeki aşırı güçlükle ilişkili olduğunun bildirilmesi ile ortaya çıkmıştır (Yule, 2010). Broca alanının genellikle frontal operkül olarak da adlandırılan Brodmann’ın 44 ve 45 numaralı bölgelerine karşılık geldiği söylenir, ancak çeşitli araştırmacıların Broca afazisine yol açan hasarların doğasını nasıl tanımladıkları konusunda büyük farklılıklar vardır (Hallowell, 2017).

Şekil.1. Broca alanına karşılık gelen Brodmann’ın 44 ve 45 numaralı bölgeleri gösterilmektedir.

Paul Broca, bildirisinde yakın dönem içinde kendi kliniğinde hayatını kaybeden bir hastasına ait otopsinin bulgularını sunmaktadır. Hasta daha sonra sinirbilim alanyazında “Mösyö Tan” olarak ünlenecek hastadır. Broca’nın hastanesinde uzun zamandır yatan ve ağzından sadece “tan, tan” seslemi çıkan bunun dışında başka hiçbir sözlü ifade kullanamayan bir hastadır. Hasta başka bir neden sonucunda ölünce Broca tarafından otopsisi yapılır. Konuşma bozukluğuna sebep olan hasar hastanın sol beyin yarıküresinin dış yan yüzünde ön lobun arka-alt bölgesinde bir erime bölgesi olarak bulunur (Tanrıdağ, 2015).

Şekil.2. Mösyö Tan’ın beyinindeki broca alanı hasarı gösterilmektedir.

Beyindeki dil şebekesi, beyin baskınlığı kurallarına göre konumlanır. Beyin baskınlığı, bir işlevin ya da işlevler bütününün ortaya konulmasında bir beyin yarımının diğerine oranla daha baskın rol alması durumudur. Broca’nın 1860’larda, Wernicke’nin 1870’lerde ve Dejerine’nin 1890’larda yaptığı otopsilerden beri dil işlevlerinin ortaya konulmasında sol yarımın sağa oranla daha baskın rol oynadığına inanılmaktadır (Tanrıdağ, 2015).

Bunun yanında, sağ yarımküredeki ilgili alana verilen hasarın böyle bir etkisinin olmadığı kaydedilmiştir. Bu bulgu ilk olarak dil yeteneğinin sol yarımkürede yer alması gerektiğini savunmak için kullanılmıştır ve o zamandan beri Broca bölgesinin konuşma üretiminde önemli bir rol oynadığının bir göstergesi olarak görülmektedir (Yule, 2010).

Ancak bu, hiçbir zaman baskın olmayan sağ yarımkürenin dilde rol almadığı anlamına gelmez. Solun baskın olduğu insanlarda sağ yarımküre dilin tonalitesi ve prozodisinde rol almakta böylelikle ortaya konulan dil robot dili değil insan dili olmaktadır. Beyin baskınlığının altında yatan gerçek 1970’lerde Geschwind ve Levitsky tarafından doğum öncesi bir şekilde kaybedilmiş (fetal) çocuk beyinlerinde yapılan araştırmanın sonucunda sol beyindeki dil şebekesinin yerleştiği şakak (temporal)  bölgenin sağa oranla daha geç geliştiği ve daha geniş olduğu yönünde ortaya koyulmuştur ve bu bulgular, o beyin yarımında dilin gelişmesi için hazırlık bulguları şeklinde yorumlanmıştır (Tanrıdağ, 2015).

Broca Afazisi

Broca afazisi modern anlamda ilk olarak tanımlanan ve beyindeki yeri belirlenmiş doku bozukluğu gösteren afazi sendromudur (Özeren, 1996). Broca alanı afazisi (“baby” broca lesion), sadece 44. Alan lezyonu ile sınırlıdır (Maviş ve Topbaş, 2017). Broca’nın (1861) ilk tanımından bu yana geçen süre içinde klinik özellikleri geniş biçimde belirlenmiştir (Tablo 1.) (Özeren, 1996).

Konuşma: Tutuk
Duyarak anlama: Hafif etkilenme
Okuduğunu anlama: Hafif etkilenme
Yineleme: Bozuk
Adlandırma: Bozuk
Yazı yazma: Tutuk agrafi

Tablo 1. Broca afazisinin klinik özellikleri.

Temel klinik özellik konuşmanın ortaya konmasındaki bozukluktur. Tipik bir Broca afazisinde hasta konuşmak için yoğun bir çaba harcar. Konuşmanın sesletimi güçlükle sağlanır (Özeren, 1996). Afaziklerin çoğu tamamen dil kaybı göstermez. Aksine, dilin farklı yönleri seçici olarak bozulur ve bozulmanın türü genellikle beyin hasarının yeri ile ilgilidir. Bu hasar-eksiklik ilişkisi nedeniyle, afazili hastalar üzerinde yapılan araştırmalar, dilin beyinde nasıl organize edildiği hakkında çok fazla bilgi sağlamıştır (Fromkin, Rodman ve Hyams, 2011). Hastalar başlangıçta suskun, sesletimleri bozuk, doğal konuşmaları, yineleme ve adlandırmaları yetersiz tutuk afazi olarak bilinirler. Hastalarda ağır bir okuma yetersizliği gözlenir. Eylem adlandırmaları nesne adlandırmalarından daha kötüdür. Yineleme bozuktur ve dil bilgisel hatalar içermektedir. Hastalarda yüz ve kolda felç bacaktakine göre daha belirgindir. İşitsel anlamaları çok iyi değildir. Haraketleri ve konuşmaları apraksik (hareketleri gerçekleştirme yeteneğinin kaybı) özellikler taşır. Bir mum üfleme ya da öpücük verme işleminin gerçekleştirilmesi hasta için çok zordur (Maviş ve Topbaş, 2017). Sıklıkla harfler, edatlar, zamirler ve küçük-kısa sözcükler atlanır. Sözcük ekleri kullanılmaz. Bu konuşma ‘agrammatizm’ ya da ‘telegrafik konuşma’ olarak da olarak adlandırılır (Benson, 1979: Duncan ve Mohr, 1982: akt., Özeren, 1996). Konuşma bozukluğunun derecesi önemli değişiklikler gösterebilir. Ciddi olgularda konuşma sadece birkaç seslem ya da sözcükle sınırlı olabilir, hatta bazen hasta hiç konuşamayabilir (mutizm-suskunluk). Bazı hastalarda ses uyumu gösteren kısa seslem ya da sözcüklerin (dada, baba, mama vb.) üst üste yinelenmesi şeklinde konuşma görülebilir. Anlama (duyarak ve okuyarak anlama) kısmen ya da tamamen korunmuştur (Özeren, 1996).

Broca afazililer (sıklıkla agrammatik afazililer olarak da adlandırılır), anlamanın yalnızca sözdizimsel yapıya bağlı olduğu ve gerçek dünya bilgilerine güvenemeyecekleri karmaşık tümceleri anlamakta güçlük çekebilir. Örneğin, bir Broca afazili, aşağıdaki gibi sorularda kimin kimi öptüğünü bilmekte güçlük çekebilir:

Oğlan hangi kızı öptü?

Erkek veya kızın öpüşmeyi yapmış olmasının eşit derecede makul olduğu durumlarda; ya da pasif tümcelerde kimin kimi kovaladığı konusunda kafası karışabilir:

Kedi köpek tarafından kovalandı.

Her iki hayvanın da diğerini kovalamasının mümkün olduğu yerde anlama zorluğu yaşar. Ancak şu gibi konularda daha az zorluk çeker:

Çocuk hangi kitabı okudu?

Araba köpek tarafından kovalandı.

Anlam, dilbilimsel olmayan bilgi ile belirlenebilir. Kitapların erkekleri okuması veya arabaların köpekleri kovalaması mantıksızdır ve afazili insanlar bu bilgiyi tümceyi yorumlamak için kullanabilir (Fromkin, Rodman ve Hyams, 2011).

Özetle, Broca afazililerin oldukça önemli bir bölümünde kısmi anlama bozukluklarıyla karşılaşılabilir. Basit bir konuşma sırasında hastada hiçbir anlama bozukluğu olmadığı gözlenir. Buna karşın içerik olarak daha karmaşık bir konuşma sırasında belirli bir anlama bozukluğunun var olduğu görülür. Yineleme kural olarak bozuktur ve tanı için gerekli bir ölçüttür. Tekrarlamadaki bozukluk transkortikal motor afaziden ayırıcı tanı yapılmasını da sağlar.

Olguların önemli bir bölümünde yineleme konuşmadan daha fazla korunmuştur. Broca afazililerin bazı ardışık sözcükleri otomatik olarak başarılı bir şekilde sayabildikleri görülür. Yine bu bağlamda bazı basit melodileri mırıldanabilirler. Broca afazisinin “afemi”den ayrılması bazen güçtür. Afemi, diğer dil işlevlerinde herhangi bir bozukluk olmaksızın konuşma işlevinde ortaya çıkan bozukluktur (Özeren, 1996). Bazıları ayrıca duygusallık, ağlama, küfür ve başka türlü duyguları açıkça ifade etme eğilimindelerdir. Bunlar kişinin felç veya beyin hasarından önce genel olarak nasıl tepki verdiği ile bağlantılı değildir (Hallowell, 2017). Broca afazisinden iyileşme sendromun durumuna göre yıllar alabilir; düzelme daha çok Anomik afaziye dönüşebilir. Afazili bireyler kesinlikle konuşamayan ya da kendilerini normale yakın bir dil kullanımı ile yavaş ve tutuk ifade etmeye çalışan kişilerdir (Maviş ve Topbaş, 2017).

Hazırlayan: Mehtap Çiftçibaşı

Kaynakça

Fromkin, V., Hyams, N. & Rodman, R. (2011). An Introductionn to Language, Kanada: Wandsworth Cengage Learning.

Hallowell, B. (2017). Aphasia and Other Acquired Neurogenic Language Disorders: A Guide for Clinical Excellence, San Diego: Plural Publishing, Inc.

Maviş, İ. & Topbaş, S. (2017). Afazi Apraksi Dizartri: Dil ve Konuşma Terapisi Alıştırma Kitabı, Ankara: Detay Yayıncılık.

Özeren, A. (1996). Afaziyoloji, Adana: UCB Pharma A.Ş.

Tanrıdağ, O. (2015). Temel Beyin Bilgisine ve Nöro-Davranışsal Sendromlara Giriş, İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri.

Yule, G. (2010). The Study of Language, New York: Cambridge University Press.

 

Mehtap Çiftçibaşı
Dokuz Eylül Üniversitesi Dilbilim bölümü öğrencisidir. Sinirdilbilim özel ilgi alanıdır. Dilbilim ve sinirbilim alanlarında okuma ve araştırma yapmaktan hoşlanır. Amacı ilgili olduğu alanlarda ilerlemek ve başarılı bir dilbilimci olmaktır. Çizim yapmak ve Ukulele çalmak hobileri arasındadır.