Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Capgras Sendromu

 Karşınızdaki kişinin yerine ona benzeyen sahtekarların geçtiğini ya da beyninizde sizi yanıltan hayaletlerin dolaştığını düşündünüz mü?

Psikotik sürecin sonucu olarak gerçeği değerlendirme yetisi bozulmuş birçok insan şizofreninin de bir belirtisi olarak öngörülen Capgras Sendromunun sanrılarıyla uğraşmaktadır.

Capgras Sendromu Nedir?

                             Temporal Lob

Capgras sendromu, hastanın genellikle kendisine yakın olan diğer kişilerin veya nesnelerin, bazen kendisinin onlara tıpatıp benzeyen ikizleri ile değiştirildikleri biçiminde sanrılarının olması durumudur. Her iki cinsiyette ve bütün yaş gruplarında da görülmekle beraber kadınlarda daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Tarihteki ilk vaka 1923 yılında Capgras ve Reboul-Lachaux tarafından tanımlanmıştır.
Ünlü nörolog Vilayanur S. Ramachandran ortaya attığı bir iddiaya göre sendromun sebebi, yüzleri tanımaya yarayan temporal lob ile tanınan yüzlere duygusal anlamda tepki vermeyi sağlayan limbik sistem arasındaki bağlantının bir şekilde hasar görmesi ve düzgün işleyememesidir. Bu hasar yüzünden hasta, karşısında gördüğü tanıdığının yüzünü tanımakta, fakat hasta bu yüze karşı duygusal anlamda tepki oluşturmamaktadır. Hasta, kardeşi ile karşılaştığında ve yüzüne baktığında, karşısındaki yüzün kardeşi olduğunun farkına varır fakat duygusal anlamda ona “bu benim kardeşim” hissini içinde duymaz. Karşıdaki yüzü tanıyan fakat herhangi bir his uyandırmayan beyin ise bu durumu tanımlamak için ‘’karşımdaki yüz kardeşime ait fakat kardeşim değil’’ sanrısı yaratır.

Capgras Sendromunun Neden Oluşur?

anterior cerabral artery enfarkt

Capgras sendromu sanrısal yanlış tanımlama bozuklukları olarak bilinen sendromlarının en sık görülenidir. Önceleri Capgras sendromunun nedeni olarak psikodinamik etmenler ön plânda tartışılırken, daha sonra beyinde çeşitli nedenlere bağlı oluşan lezyonlarda da bu durumun görülebileceği bildirilmiştir.
Vakaların %25 ilâ %50’si arasında organik etmenlerin görüldüğü bildirilmektedir (Spier 1992).Organik etmenler için serebral enfarktlar, beyin tümörleri, demans, sağ serebral hemisfer disfonksiyonları, subaraknoid kanamalar, psödohipoparatiroidism, miksödem, nefrotik sendrom, epilepsi, hepatik ensefalopati, Parkinson hastalığı, epilepsi ve AIDS örnek verilebilir. Capgras sendromlu hastalarda organik etmenlerin lokalizasyonun genelde sağ serebral hemisfer, spesifik olarak sağ pariyetal lob, frontal lob veya temporal lob olduğu bildirilmiştir. Bunlara ek olarak, bilateral ve yaygın serebral disfonksiyonu bulunan hastalarda da bu sendromun varlığı tespit edilmiştir. Bu vakalarda sağ ve sol serebral hemisferlerin bileşkesi olan translkollozalda sorunların olduğu, ayrı çalışan sağ ve sol beyin yarımkürelerinde oluşan düşüncelerin birleşememesi sonucunda oluşacağı Capgras fenomeninin oluşabileceği aktarılmıştır.

Semptomları:

Semptomlar hem etkilenen kişi hem de etrafındakiler için kafa karıştırıcı ve sinir bozucu bir durum teşkil edebilir. Capgras sendromunun en belirgin semptomu, birisinin kendisine yakın bir kişinin ya çift olduğuna ya da başka biri tarafından değiştirildiğine inanmaya başlamasıdır. Capgras sendromundan etkilenen kişi, “sahtekarlığa” veya “gerçek” kişiyi bulmaya takıntılı hale gelebilir. Bu, etkilenen kişi ve etrafındakiler arasında stres, öfke ve tartışmalara da yol açan bir sorun haline gelebilir.

Tedavi:

Çalışmaların ve araştırmaların devam etmesine rağmen günümüzde bu hastalığın net ve etkili bir çözümü maalesef ki yoktur. Genel olarak tedavilerde antipsikotikler, terapi, ameliyat, hafıza ve tanıma ilaçları kullanılabilir. Bunların yanı sıra sendromlu hastalara yaklaşım da çok önemlidir.
⦁ Capgras sendromu gerçek korku ve endişeye neden olabileceğinden hastaya karşı sabırlı olmak ve sempati duymak.
⦁ Hasta sanrıya kapılmadan önce “sahtekar” olarak düşüneceği kişinin sesini duyması sağlamak.
⦁ Gördüğünü sandığı “sahtekar” hakkında kişi(hasta) ile tartışmamak.
⦁ Kimlik karmaşasını çevreleyen duyguları ortaya çıktıklarında kabul etmek.
Capgras Sendromundan genelde tam iyileşme görülmez ancak aile üyeleri ve bakıcılar hastaların kaygı ve korku gibi semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Her ne olursa olsun Capgras Sendromunun herhangi bir semptomunu yaşayan herkes mümkün olan en kısa sürede bir doktora danışmalıdır.

Kaynakça: Eylem, Ö., Ali Evren, T., İrem, Y., Cem, C., Sibel, I., (2005).Sanrısal Yanlış Tanıma: Capgras Sendromlu Bir Olgu Sunumu. Bu çalışma, 2005 Ulusal Psikiyatri Kongresinde poster olarak basılmıştır.

Kaynakça: Lut, T., Yusuf, T., Nurgül, Ö., (2003). Capgras sendromu: bir olgu sunumu. Yeni Symposium.; 41: 51-53.

Kaynakça: Jenna, F., Timothy J., L., (2017). What is Capgras syndrome https://www.medicalnewstoday.com/articles/320042

Gülay VURAL
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 1.sınıf öğrencisi. Sinirbilimin Nöropsikoloji ve Davranış Sinirbilimi alanıyla yakından ilgilenmektedir. Felsefe ve Psikoloji özel ilgi alanıdır. Yaşamı keşfetme ve anlama arzusuna sahip olmak hayat felsefesidir. İnsanları durağan ve değişmez değil sürekli hareket ve değişim halinde olmaya teşvik etmek istemektedir. Hedefi akademisyen olmaktır.