Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Birisi saçlarınızla oynadığı zaman rahatlamış hisseder misiniz? Veya birisi parmaklarını sırtınızda yavaşça gezdirdiğinde ürperir misiniz?  İşte tüm bu örneklerde yaşanan karıncalanma hissine otonom duyusal meridyen tepkisi (ASMR) adı verilir. “Beyin karıncalanması” veya “beyin orgazmı” olarak geçen ASMR, genellikle şefkatli ve bakım verici bir eğilime sahip birinin nazik sesleri, hafif dokunuşu ve kişisel dikkati ile uyarılır. Burada ASMR, ASMR tetikleyicileri olarak ...

Korku, kelime anlamıyla bir tehdit karşısında hissedilen kaygı ve üzüntüdür. Yaşanılan tehtidin büyüklüğüne göre vücudun tepkisi değişir. Korku duygusu kendi içerisinde doğal ve öğrenilen olmak üzere ikiye ayrılır. Ve gözle görülen bir nedene bağlı korku ile kişinin nedenini bilmediği bir şeyden duyduğu korku (şekilsiz korku) olmak üzere iki tanedir. Gözle görülen nedene bağlı korku, neden olan şeye karşı direkt tehdit ...

‘Gözler ruhun penceresidir’ Sözleri her ne kadar bir şiirden ya da edebi metinden alıntılanmış gibi dursa da, 1960’lı yıllarda Psikolog Eckhard H. Hess tarafından söylenmiş ve temelini ise günümüzde pupillometri olarak isimlendirilen çalışmalardan almıştır. Pupillometri anlam olarak göz bebeğinin çapında olan değişimleri gözlemlemeyi temel almaktadır. Gelgelelim bu araştırma şeklinin hikayesine, Mr. Hess güzel bir manzara resmine bakarken, eşinin dikkatini küçük ...

Halk arasında “yerini yadırgamak” olarak duyduğumuz durumu muhtemelen yaşamayan yoktur. Alışkın olmadığımız bir ortamda kaldığımız o ilk gece uykuya dalmayı bir türlü başaramayız. İlerleyen saatlerde uyumayı başarsak bile aslında gerçekten uyuyabilir miyiz? Bilmediğimiz, yabancısı olduğumuz bir ortamda uykumuzun bölünmesine,” ilk gece etkisi” denir. (Tamaki ve ark, 2016). İlk gece etkisinin iki beyin hemisferinden (yarımküresinden) birinin kısmi olarak uyanık tutulmasının bir ...

1844’te Alman doktor Heinrich Hoffmann, günümüzde DEHB’li çocuklar için popüler bir alegori olan “Fidgety Phil” (“Zappelphilipp”) dahil olmak üzere bazı resimli çocuk hikayeleri yarattı. Hoffmann 1809’da Frankfurt / Main’de doğdu. Heidelberg, Halle ve Paris’te tıp okudu.1835’te Frankfurt / Main’de pratisyen hekim ve doğum uzmanı oldu.1851’de Frankfurt akıl hastanesinde (“Anstalt für Irre und Epileptische”) çalıştı ve başarılı bir psikiyatrist oldu. Hoffmann, ...

Bazal ganglionlar serebral yarımkürenin derinliklerinde, beyaz cevherde bulunan ön beyindeki (telensefalon) en büyük subkortikal yapılardır. Bazal ganglionlarda yer alan ana bölgeler; Kaudat Çekirdek ve Putamen’den oluşan Striatum, Pallidum, Subtalamik Çekirdek ve Substantia Nigra’dır. Striatum ön beynin subkortikal yapılarının derinlerinde bulunan bir çekirdektir. Bazal ganglionlara gelen uyarıcı girdileri alan striatum, iki parçadan oluşur: Kaudat Çekirdek ve Putamen. Kaudat Çekirdek uzaysal-mekansal pozisyona ...

Gerek günümüzde gerekse geçmişte klasik müziğin etkisi üzerine pek çok çalışma yapılmaktadır ve geçmişte de bu konuda  birçok iddia ortaya atılmıştır. İşte bu iddialardan biri de Mozart Etkisi. Gelin öncelikle bu etkinin ne olduğuna ve nasıl ortaya çıktığına bir göz atalım. Mozart Etkisi Nedir? Mozart Etkisi, Mozart dinlemenin IQ testinin bir bölümünde puanı geçici olarak arttırdığını iddia eden bir çeşit ...

Birçoğumuzun kullanırken göz ardı ettiği kafein şu anda dünyanın en yaygın kullanılan ilaçlarından biridir. Pek çok yiyecek ve içecekte bulunması, aynı zamanda bir ilaç olduğunu unutmamızı kolaylaştırır. Kafeinin sağlığımıza yararları olduğu kadar, vücut ve beyin üzerinde önemli olumsuz etkileri de vardır. Diğer birçok psikoaktif uyuşturucunun aksine, kafein yasaldır ve dünyada en çok kullanılan maddelerden biridir. Kafein yasal olduğu için, genellikle ...

Kendiliğin (self) ne olduğu ve nereden ortaya çıktığı, aslında kim olduğumuza dair soruların hem felsefe hem de psikolojinin en eski tartışma alanları olduğu bilinen bir gerçektir. Bunlarla beraber güncel sinirbilim araştırmaları da fonksiyonel nörogörüntüleme yöntemleri (MRI, fMRI, EEG, EMG, PET vb.) ile aslında bu sorulara cevaplar aramaya çalışmaktadır. Fakat kavramsal açıdan net bir tanıma varılamamış olması ve kendilik beyin bölgeleriyle ...

Nöroglia hücreleri veya bir diğer adıyla glia hücreleri, merkezi ve çevresel sinir sisteminde yer alan sinir hücresi olmayan hücrelerdir. Nöronlar gibi aksiyon potansiyeli üretmezler, bu sebeple sinyal iletiminde doğrudan görev almazlar. Fakat dolaylı yoldan etkide bulunurlar. Miyelin üretiminde, nöronlara destek ve koruma sağlamakta, beyinde homeostazın sağlanmasında görev alır. Ve bir insandaki glia hücresi sayısı nöronların sayısının 10-50 katıdır. Glia Hücrelerinin ...