Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Korku, kelime anlamıyla bir tehdit karşısında hissedilen kaygı ve üzüntüdür. Yaşanılan tehtidin büyüklüğüne göre vücudun tepkisi değişir. Korku duygusu kendi içerisinde doğal ve öğrenilen olmak üzere ikiye ayrılır. Ve gözle görülen bir nedene bağlı korku ile kişinin nedenini bilmediği bir şeyden duyduğu korku (şekilsiz korku) olmak üzere iki tanedir. Gözle görülen nedene bağlı korku, neden olan şeye karşı direkt tehdit ...

Halk arasında “yerini yadırgamak” olarak duyduğumuz durumu muhtemelen yaşamayan yoktur. Alışkın olmadığımız bir ortamda kaldığımız o ilk gece uykuya dalmayı bir türlü başaramayız. İlerleyen saatlerde uyumayı başarsak bile aslında gerçekten uyuyabilir miyiz? Bilmediğimiz, yabancısı olduğumuz bir ortamda uykumuzun bölünmesine,” ilk gece etkisi” denir. (Tamaki ve ark, 2016). İlk gece etkisinin iki beyin hemisferinden (yarımküresinden) birinin kısmi olarak uyanık tutulmasının bir ...

Gerek günümüzde gerekse geçmişte klasik müziğin etkisi üzerine pek çok çalışma yapılmaktadır ve geçmişte de bu konuda  birçok iddia ortaya atılmıştır. İşte bu iddialardan biri de Mozart Etkisi. Gelin öncelikle bu etkinin ne olduğuna ve nasıl ortaya çıktığına bir göz atalım. Mozart Etkisi Nedir? Mozart Etkisi, Mozart dinlemenin IQ testinin bir bölümünde puanı geçici olarak arttırdığını iddia eden bir çeşit ...

Kendiliğin (self) ne olduğu ve nereden ortaya çıktığı, aslında kim olduğumuza dair soruların hem felsefe hem de psikolojinin en eski tartışma alanları olduğu bilinen bir gerçektir. Bunlarla beraber güncel sinirbilim araştırmaları da fonksiyonel nörogörüntüleme yöntemleri (MRI, fMRI, EEG, EMG, PET vb.) ile aslında bu sorulara cevaplar aramaya çalışmaktadır. Fakat kavramsal açıdan net bir tanıma varılamamış olması ve kendilik beyin bölgeleriyle ...

Araştırmalar, etrafa bakıldığında, görsel sistemimizde hareket ederken zihinsel imgelerin sağ ve sol beyin arasında gidip geldiğini gösteriyor. Gördüklerimizi aklımızda tutması için beynimize güveniyoruz. Bakışlarımızı değiştiririz ve hatta geçici olarak başka yöne bakarız. Bu “görsel çalışma belleği” yeteneği zahmetsiz hissettiriyor, ancak yeni bir MIT çalışması, beynin buna ayak uydurmak için çok çalıştığını gösteriyor. Görüş alanımızda kilit bir nesne değiştiğinde – ya ...

2007 yılında Fransa’da 44 yaşındaki bir adam sol bacağında hafif bir güçsüzlük şikayeti ile doktora gider. Doktorlar şikayetin nedenini anlamak için adama MR çektiklerinde şok olurlar çünkü adamın beyninin %90’ının olmadığını (beyin-omurilik sıvısı tarafından sıkıştırıldığını); sadece beyin dış dokusunun korunduğunu ve geri kalan %90’lık bölümün de beyin-omurilik sıvısı (BOS) ile dolu olduğunu görürler. İlk olarak the Lancet Dergisi’nde anlatılan ve ...

Din insanın ilah, diğer insan ve varlıklarla münasebetlerini düzenleyen ve hayatına yön veren, onlarla ilgili davranışlarına esas olacak kurallar bütünüdür. Toplumdan topluma dinlerde çeşitlilik göstermektedir. Önceki araştırmaların sonuçları dindarlık biçimlerini, belirsizlikten kaçınmayla kesinlik tercihini ilişkili bulmuştur. Özellikle köktencilik, köktendincilik ve değeri ihlal eden dış gruplara yönelik önyargının nedeni olarak bilişsel tamamlanma ihtiyacı denmiştir. Bilişsel tamamlanma ihtiyacı dinle uyumlu değerlere sahip ...

Tiksinme, en önemli insan duygularından biridir. Biyolojik patojenlerden, sosyal ve ahlaki tehditlerden kaçınmamıza yardımcı olur. Farklı psikolojik tepkilerden oluşan heterojen bir yapı olduğu düşünülmektedir. Başlangıçta tiksinme, yiyeceklerin ortaya çıkardığı olumsuz bir duygu, yani kontamine yiyecek veya dışkı gibi saldırgan nesnelerin ağızdan dahil edilmesi olasılığından tiksinme olarak kabul edildi. Bu tür fiziksel materyallerin ortaya çıkardığı tiksinti tepkisine temel tiksinme denir. Bununla ...

Rüya, REM uykusu sırasında, ancak diğer zamanlarda da gözlenen öykümsü imajlar, hisler, algılar dizisi, ya da uyku sırasındaki zihinsel etkinlikler, uykuda kurulan hayaller, bilinç dışının uyku sırasındaki sembolik dışavurumlarıdır. (İMAMOĞLU, 2010) Memelilerde uyku, belirli aralıklarla tekrar eden REM ve NREM uykusu olmak üzere iki evreden oluşmaktadır. Bu evreler EEG ile ölçülen beyin elektrik aktivitesi, göz hareketleri ve kas tonusundaki değişiklikler ...

OKB (OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK) NEDİR? OKB, obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerle karakterize olan psikiyatrik bir bozukluktur. Obsesif Kompulsif Bozukluğu’nun daha net anlaşabilmesi açısından obsesyon ve kompulsiyon kavramlarını aşağıda daha detaylı ele almak istiyorum. Obsesyon; kişinin zihnine istediği dışında gelen, sıkıntı veren, tekrarlayıcı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kompulsiyon; obsesyona ...