Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Din insanın ilah, diğer insan ve varlıklarla münasebetlerini düzenleyen ve hayatına yön veren, onlarla ilgili davranışlarına esas olacak kurallar bütünüdür. Toplumdan topluma dinlerde çeşitlilik göstermektedir. Önceki araştırmaların sonuçları dindarlık biçimlerini, belirsizlikten kaçınmayla kesinlik tercihini ilişkili bulmuştur. Özellikle köktencilik, köktendincilik ve değeri ihlal eden dış gruplara yönelik önyargının nedeni olarak bilişsel tamamlanma ihtiyacı denmiştir. Bilişsel tamamlanma ihtiyacı dinle uyumlu değerlere sahip ...

Nörogelişimsel bozukluklar genelde çocukluğun erken dönemlerinde ortaya çıkar. Nörogelişimsel bozukluk, günlük işlevleri yapmada aksamalara neden olan gelişimsel bir yetersizlikle karakterizedir. Daha çok dikkat eksikliği ve hiperaktivite, otizm spektrumu, özgül öğrenme bozukluğu, tik bozukluğu veya motor bozukluğu gibi hastalıklarla ortaya çıkar. Ayrıca nörogelişimsel bozukluk; karşı gelme bozukluğu, OKB, anksiyete, depresyon, zeka geriliği ve davranım bozukluğuyla da birlikte gözlenir. Empatinin nörogelişimsel bir ...

Bellek organizmanın kendisi ve yaşadığı çevresindeki bilgileri aklında tutmasıdır(Fuster,1999).Bellek tanımını bu şekilde yapabilsekte bellek içerik,süre,sözle ifade edilip edilememe açısından türlü alt gruplara ayrılır ve tek bir tanımdan ziyade türlere göre değişik tanımları içerisinde barındırır.Şimdi bu bellek çeşitlerine,anatomik olarak belleğin ilgili olduğu yapılara ve bu yapıların işlevini yerine getiremedği durumlarda ortaya çıkan bellek kaybı çeşitlerine bakalım. Bellek çeşitlerini açıklamada ilk bakacağımız ...

Bu yazının amacı, geçmişten günümüze uzanan çizgide, Türkiye’de, tıp bilimleri ve patoloji içinde önemli bir yeri olan, nöropatoloji konusunun gelişimini ve kat ettiği yolu incelemektir. ...

Epilepsinin en eski anlatımı 3000 yıl önce tıbbi tanı metni olan bir Babil çivi yazıtı “Sakikku Kil’de” mevcuttur ve miqtu (tüm hastalık) olarak adlandırılmıştır. ...

 Karşınızdaki kişinin yerine ona benzeyen sahtekarların geçtiğini ya da beyninizde sizi yanıltan hayaletlerin dolaştığını düşündünüz mü? ...

Koronanın hepimizi her anlamda etkilediği bu günlerde bir çok insan yüz yüze iletişimden ve kalabalık ortamlarda sosyalleşmekten mahrum kalmış durumda, özellikle bahar ayında virüsün yayılmasıyla beraber bir çok insan sevdikleri ile görüşmek için videoların arkasına sığınan bir iletişime mahkum kaldı. Peki, beynimiz bu değişimi nasıl karşıladı? İçinde bulunduğumuz sosyal izolasyon beynimiz tarafından nasıl karşılanıyor? ...

Bilim insanları 1950’li yıllarda, Papua Yeni Gine’deki kabileler üzerinde yaptıkları gözlemde ilginç bir bulguyla karşılaşmışlardır. Fore halkının bir kısmında depresyona, hafıza kaybına, düşünmede gerilemeye, titremeye ve ani kahkalar atmaya neden olan ve tedavisi bulunamayan nörolojik bir hastalığa rastlanmıştı. Yerli halk bu hastalığın istemsiz bir titremeye sebep olması nedeniyle “korkuyla titremek ” anlamına gelen “kuru hastalığı” adını vermişti. ...

Öfke duygusu, gerçek veya hayali zarar görme endişesinden ortaya çıkar. İnsan psikolojisi üzerine araştırma yapan araştırmacılara göre öfke, kısa süreli deliliktir. Çünkü öfke anında akıl, bir müddet yok olur. Öfke anında birinci derece de zarar gören organımız beyin, ikinci derece de zarar gören organ ise mide-bağırsak sistemimizdir. Öfke anında beyin, vücudumuza kimyasal zehirler salgılar. Çünkü beynimiz kızgınlık anında vücudu savaş ...

Beynin büyüklüğünün zekayla orantısını görebilmek için genel olarak canlıların dünyasına bakmak gerekir. Öncelikle bilinmelidir ki sinir sistemi ve beyni bulunan her canlıda aynı zamanda zekadan da söz edilebilir. Ancak bu zekâ dediğimiz şeyin ne olduğunu ve nasıl ölçülebildiğini önce öğrenmeliyiz. ...