Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Nöroglia hücreleri veya bir diğer adıyla glia hücreleri, merkezi ve çevresel sinir sisteminde yer alan sinir hücresi olmayan hücrelerdir. Nöronlar gibi aksiyon potansiyeli üretmezler, bu sebeple sinyal iletiminde doğrudan görev almazlar. Fakat dolaylı yoldan etkide bulunurlar. Miyelin üretiminde, nöronlara destek ve koruma sağlamakta, beyinde homeostazın sağlanmasında görev alır. Ve bir insandaki glia hücresi sayısı nöronların sayısının 10-50 katıdır. Glia Hücrelerinin ...

Duygusal Güvenlik ve Aile Bireyler, erken çocukluk dönemlerinde maruz kaldıkları yaşantılar aracılığıyla davranış örüntüleri geliştirirler. Günümüze kadar birçok araştırma sonucu, aile faktörünün çocuğun psikolojisi üzerinde büyük etkisi olduğunu gösterir. Duygusal güvenlik ve aile içindeki üyelerle iletişim tarzı ise psikopatolojinin gelişmesiyle ilgilidir. En önemli risk faktörü; ailedeki şiddet, çatışma, agresyon ve hakarettir. Çünkü böyle bir ailede büyüyen çocuğun duygusal güveni zedelenir, ...

Peroksizomal hastalıklarda yağ asidi metabolizmasındaki yetersizlik nedeniyle çok uzun zincirli yağ asitleri böbrek, karaciğer ve beyin gibi birçok farklı organ ve dokuda birikmektedir. Bu durum aynı zamanda beyin proteinlerinde ve beyinde birtakım hasarlara ve/veya işleyişte hatalara yol açmaktadır.Peroksizomal hastalıkların beyin üzerinde yarattığı iki önemli sendrom vardır.Bunlar CEDNIK Sendromu ve Zelllweger Sendromudur. CEDNIK Sendromu CEDNIK sendromu, bir veziküler membran füzyon proteinini ...

Tiksinme, en önemli insan duygularından biridir. Biyolojik patojenlerden, sosyal ve ahlaki tehditlerden kaçınmamıza yardımcı olur. Farklı psikolojik tepkilerden oluşan heterojen bir yapı olduğu düşünülmektedir. Başlangıçta tiksinme, yiyeceklerin ortaya çıkardığı olumsuz bir duygu, yani kontamine yiyecek veya dışkı gibi saldırgan nesnelerin ağızdan dahil edilmesi olasılığından tiksinme olarak kabul edildi. Bu tür fiziksel materyallerin ortaya çıkardığı tiksinti tepkisine temel tiksinme denir. Bununla ...

Rüya, REM uykusu sırasında, ancak diğer zamanlarda da gözlenen öykümsü imajlar, hisler, algılar dizisi, ya da uyku sırasındaki zihinsel etkinlikler, uykuda kurulan hayaller, bilinç dışının uyku sırasındaki sembolik dışavurumlarıdır. (İMAMOĞLU, 2010) Memelilerde uyku, belirli aralıklarla tekrar eden REM ve NREM uykusu olmak üzere iki evreden oluşmaktadır. Bu evreler EEG ile ölçülen beyin elektrik aktivitesi, göz hareketleri ve kas tonusundaki değişiklikler ...

Nöroplastite Sinir sisteminin yapısını, işlevini ve bağlantılarını yeniden yapılandırarak iç veya dış uyaranlara cevap verme kabiliyetine Nöroplastite denir. Plastisite konusunda yapılan çalışmaların amacı genel olarak beyin hastalıklarını tedavi etmek ve daha güçlü bir hafızaya sahip olabilmektir. Son yıllarda klinik açıdan ağrı, depresyon, şizofreni gibi zihinsel bozukluklar, merkezi sinir sistemi (MSS) yaralanması, inme, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar, alkol bağımlılığı, pediatrik / ...

Epilepsi, insanoğlu tarafından eskiden beri bilinen vehalen günümüzde de sıkça görülen nörolojik bir hastalıktır. Dünya nüfusunun yaklaşık 50 milyonu, Türkiye de ise bu rakam 700 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. (Ferhan SOYUER, 2011) Epileptik nöbet beyindeki anormal aşırı veya senkron nöronal aktiviteden dolayı oluşan geçici semptomlara verilen addır. Epilepsi ise epileptik nöbet oluşturmaya kalıcı bir yatkınlık ile karakterize olan beyin hastalığıdır. ...

     Geçmişten günümüze kadar gelmiş en eski ameliyat türlerinden ve tarihteki ilk beyin cerrahisi operasyonu olan trepanasyon, beyine ve beynin en dış katmanı olan duramater zarına zarar vermeden, kafatasındaki kemiklerin bir kısmının oyulması, çıkarılması, delinmesi veya kazınması şeklinde yapılan operasyondur. Trepanasyon işleminin tarihi Neolitik döneme kadar uzanmakta olup; detayları hakkındaki ilk yazılı bilgilere Hipokrat (M.Ö. 460-377), Heredot (M.Ö. 484-424) ...

Empati yokluğu ve bununla ilişkili olarak başkalarının haklarına tecavüz, tekrarlayan suçlar, pişmanlık duymama ve suçun sonuçlarından ders çıkarmama, yüzeysel ve gerçeklikten uzak her türlü manipülatif davranışlar, dürtüsellik, saldırganlık gibi durumların eşlik ettiği dikkat çekici düzeyde sorumsuz yaşam tarzı ile karakterize kişilik örüntüsünün klinik olarak anlam kazandığı bir patolojidir. On beş yaş öncesinde davranım bozukluğu olmasıyla on sekiz yaşında tanısı konulabilmektedir. ...

Bağımlılık, madde kullanıldığında veya eylem gerçekleştiğinde belirli bir süre sonra vücudun tekrar kullanılmasını veya yapılmasını isteme durumudur. Bağımlılık aşama aşama gerçekleşir. Bağımlı tanısı için en az üç temel özelliğin olması gerekir. Bunlar: tolerans gelişimi, bağımlı yapan unsurun kullanılmadığında yoksunluk belirtileri, bırakma girişimlerinin başarısız olması, kullanma ölçütünden fazla kullanmak, zarar görmesine rağmen kullanıcının maddeyi kullanmaya devam etmesi, madde dolayısıyla kişide sosyal, ...