Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Nörokimyasal Bulgular

DEHB’ nda Nörokimyasal Bulgular

Anahtar terimler: Nörotransmitter, dopamin, nöradrenalin, etiyoloji.

Psikostimülanların (Santral sinir sistemini uyarıp fiziksel ve mental performansı artıran ilaçlar) dikkat dağınıklığı ve aşırı hareketlilik üzerine olan olumlu etkileri, DEHB etiyolojisine yönelik araştırmaları nörokimya alanına yönlendirmiştir. Özellikle dopamin ve noradrenalin üzerinde en çok durulan nörotransmitterlerdir.

Dopaminin ve dopaminden sentezlenen noradrenalinin, dikkat, konsantrasyon ve uyanıklık gibi bilişsel işlevlerde önemli rol oynadığı bilinmektedir (Stahl, 2000).

Hayvan deneyleri ve klinik çalışmalar dopamin ve noradrenalin düzeylerindeki değişikliklerin DEHB etiyolojisinde önemli rolü olduğuna işaret etmektedir. Yine hayvan modelleri üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Aşırı hareketlilik ve dürtüselliği olanlarda, dopamin taşıyıcı gen artmış miktarda bulunmuştur (Pary ve ark., 2002).

Alkol ve psikoaktif madde (Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına rağmen son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.) kullananlarda DEHB bulgularının daha sık gözlenmesi üzerine Carrol ve Rounsaville’nin kokain kullanıcılarında yaptıkları araştırmada, tedavi arayışı içinde olan kokain kullanıcılarının çocukluk döneminde DEHB tanı ölçütlerini karşılama oranının, tedavi arayışı içinde olmayan gruba göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir (1993).

Çocukluk çağında DEHB belirtileri olan kokain kullanıcılarının kendi çabaları ile DEHB’yi tedavi etme girişimleri olarak değerlendirilebilecek bu sonuç; DEHB olgularında beyinde dopamin salgılanması ve iletiminde patoloji olabileceği şeklinde yorumlanabilir. Nitekim dopamin taşıyıcı proteinin, dopamin geri alımını ve dolayısı ile kokain metabolizmasını etkileyen bir ön ileti mekanizması olarak, DEHB ile ilişkisinin olduğunu ileri sürülmüştür (Cook ve ark. 1995).

Dopamin ve noradrenalin mekanizmasında bir azalma olduğu, üzerinde en çok fikir birliği olan görüş olmakla birlikte bu nörotransmiterlerin DEHB’deki rolü konusundaki bilgiler yetersizdir. Bu nedenle bozukluktaki nörokimyasal patolojinin kesin açıklaması henüz yapılamamaktadır.

*Nörotransmitter= Nöronlar arasında veya bir nöron ile başka bir (tür) hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmitter (uyarıcılara tepki) denir. Sinir sistemi boyunca sinirsel sinyaller bu kimyasal taşıyıcılar yardımıyla iletilir.

*Dopamin= Bir nörotransmitter maddedir. Ödül merkezine bağlı olan dopamin, ödülle ilişkili olan olayları daha kolay bir şekilde hatırlamamıza ve ödülle ilgili bilgileri belleğimizde saklamamıza yardımcı olur. Ayrıca sevdiğimiz bir aktivite ile ilgilendiğimiz zamanlarda salgılanır.

*Nöradrenalin= Noradrenalinin en önemli görevi, kalbi etkileyen sempatik nöronlar üzerindeki etkileridir.

*Etiyoloji=Etiyoloji veya neden bilimi (zaman zaman nedenbilim), neden olmanın, nedenselliğin, nedenin incelenmesidir. Kısacası, nedeni inceleyen bilim dalına etiyoloji denir.

 

Hazırlayan: Bilgehan DEDE

 

Kaynakça:

Bilgehan Dede
Adnan Menderes Üniversitesinde diş hekimliği fakültesinde 3. Sınıftadır. Sinirbilimin ağırlıklı olarak patolojik ve psikolojik kısmına ilgi duymaktadır. Hayat felsefesi "üretim" üzerinedir. Hedefi ağız diş ve çene cerrahı olmaktır. Evrimsel biyoloji ve kuantum fiziği özel ilgi alanıdır.