Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Karar Verme Mekanizması: Beyin

Muhakeme, bir sonuca varmak için bilgilerin ilişkilendirilip analiz edilmesi olarak tanımlanır. Sosyo-bilişsel kuramcılar her bir insanın belirli şemalara sahip olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre eski bilgiler ile yeni bilgiler aralarında bağ kurup anlamlı şemalar oluşur ve yorumlanır, hatırlanır, belleğe kodlanır. Davranışlar ise bilgilerin zihinde filtresidir. Kişilerin edinmiş olduğu tutumlar karar verme ve düşünmede şemalarla birlikte etki gösterir.

Bunun yanında muhakeme ve karar vermede hislerde önemlidir. Hislerin düşünceleri şekillendirmede rolü büyüktür. Duygular düşüncelerin şemalara göre yorumlanmasında, algılanan düşüncelerin derinliğinin değişiminde ve kişiyi motive etmede etkilidir. Buna bir örnek olarak Amerika’nın Japonya, Hiroşima’ya attığı atom bombasını ele alalım. Yalnız bir düğmeye basmak ve yaklaşık 220.000 kişinin ölümüne neden olmak. Düğmeye basma aşamasında beynimizde yalnızca mantık problemlerini çözmede işlev gören ağlar devrededir ancak aynı durum duygusal ağlar için geçerli olmayabilir. Bu durumda yapılan hata insan zihninde video oyunu oynamaktan farksızdır. Ancak düğmeye basan insanların düğmeye basmak yerine canlı olarak bireyin vücuduna, bombayı yerleştirip patlatılmaya kalkışıldığını düşünelim. Bu durumda kişi fiziksel olarak bireye temas edecek ve paramparça olduğunu görecektir. Bu durum kişinin duygusal ağlarını da devreye katacaktır. Kişi burada ölüm kalım kararı verecektir. Kararlarımızı vermede duygularımız, içimizde etkin bir seçmen kitlesi oluşturur. Bu seçimden bağımsız hareket etmek yanlışlara yol açmaktadır. (Davıd, 2016)

Karar verme eyleminin bir diğer ilişkili olduğu kısımda bellektir. Karar aşamasında gerçekleşen her şey, tecrübelerimize ve zihnimizdeki şemalara dayanır. Beynimizde dünyayla ilgili tüm değerlendirmelerimizi güncelleyen dopamin isimli eski bir sistem vardır. Bu sistem orta beyindeki küçük hücre gruplarından oluşur. Bu hücreler dopaminin nöronlar arasında iletişimini sağlayan, kimyasal (nörotransmitter) dilini konuşur. Bu nöronlar *ventral tegmental alan* ve *substantia nigra* isimli beyin bölgelerinde yoğunlaşırlar. Bu iki bölge kararın beklenen değerinin gerçeğe göre yüksek ya da düşük çıkması durumunda gerekli güncellemeleri yapmakla görevlidir. Kısaca dopamin, kimyasal bir değer biçme uzmanıdır.

Karar vermede zihnin mantıksal, duygusal kısmı kadar fiziksel ihtiyaçlarda rol oynar. Hatta vücudun sinyallerinin akın edip bütünleştiği yer olan ortbitofrontal kortekste, beynin ihtiyaç sıralamasına göre kararlardaki sıralamalar değişir. Çünkü koşulların değişmesi sonuçları da değiştirir. Buna en güzel örnek olarak mahkemeleri verebiliriz. İki hükümlünün davasına bakmakla vazifelendirilmiş bir hakim düşünelim. İlk dava saat 11.00’de, ikinci dava 13.20 ‘de olsun. Aynı suçtan hüküm giymiş iki farklı suçlunun ilkinin şartlı tahliyesine izin verilmezken ikinci suçlunun şartlı tahliyesine izin verilir. Neden? Çünkü kararın farklılaşmasına neden olan açlıktır. Kararlardaki öncelik sıralamaları farklı ihtiyaçlar önem kazandıkça değişir. Bir hükümlünün kaderi, yargıcın biyolojik gereksinimlerine göre işleyen nöral ağlarıyla sıkı bir ilişki içindedir.  (Davıd, 2016)  Genelde insanların akılcı olduklarına, kararların insanın vicdanına bağlı olduğuna, empati yeteneğine veya içselleştirip sonuca bağladığını düşünürüz. Ancak karar vermekte yalnız duygular ve mantık etken değildir.

 

Şekil A: Beyinde Ventromedial Prefrontal Korteks Bölgesi (Kırmızı renkle işaretlenmiş) ortadan kesitli-yandan görünüm. Şekil B: Beyinde Dorsolateral Prefrontal Korteks Bölgesi (Mavi renkle işaretlenmiş) yandan görünüm

Birçok alternatif arasından karar verme aşamasında beyin bölgesinde aktif olan kısım tespit edilmiştir. Beynin çalışma hafızası, planlama, karar verme gibi idari işlerde görev alan motor hareketlerinin organizasyonundan görevli bölge dorsoloteraldir. Ventromedial prefrontal korteks ise bilişsel ve duygusal bilginin birleşmesinde, duygu merkezi olan amigdalayla nöronal ağlar arasında iş birliği yaptığı görülmektedir. Özellikle de bu kısım risk içeren kararları almada sorumlu olduğu düşünülmektedir. Ayrıca kısa süreli belleğinde bilişsel ve çeşitli bağlamlar ışığında karar verme gibi faaliyetlerde rol oynadığı görüntülemelerde tespit edilmiştir. (Küçükay, 2018)

Karar verme konusu çok kapsamlıdır. Beynin karar mekanizmasını anlatılanlar dışında daha birçok faktör etkilemektedir. Toplum, kültür yapısı, aile, sosyal çevre, travmalar  gibi fizyolojik veya psikolojik  birçok etken vardır. Biz yalnızca karar aşamasında hangi beyin bölgelerinin aktif olduğuna ve karar vermede bazı etkin noktalara yer verdik. Beyin gerçekten çok fonksiyonlu bir yapıdır. Ancak işlenmezse ve nöronlar arası bağlantılar kurulmazsa körelir. Bu yüzden olabildiğince hata yapın, öğrenin, deneyimleyin ve bol bol okuyun.

 

Kaynakça

Davıd. (2016). Nasıl Karar Veririm? D. Eagleman içinde, BEYİN SENİN HİKAYEN (s. 130). İstanbul: Domingo Bkz.

Küçükay, A. (2018). KARAR VERMENİN PSİKOLOJİSİ. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 607-640.