Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Koku Duyusu ve Anılar

Dünyayı ve çevremizi anlamak ve yapılandırmak için beynimiz duyusal bilgileri kullanmaktadır. Bu duyusal girdiler kortekse görme, işitme, dokunma, tatma ve koklama olmak üzere beş temel sistem ile ulaşmaktadır.  Bu girdiler beyin tarafından analiz edilerek kodlanıp, geçmiş deneyim ve bilgilerle birlikte yorumlanarak dış dünya ile ilgili sonuçlar çıkartılır. İlk insanlardan bu yana duyular sayesinde bu sonuçları çıkararak hayatta kalmayı başaran insan için en önemli duyulardan biri kimyasal bir duyu olan koku alma duyusu olmuştur.

Koku alma duyusu en eski duyudur. Bakterilerin bile sahip olduğu koku alma duyusu; ilkel canlıların dahi etraflarındaki kimyasalları algılayıp tepki verebilmesi için ilk gelişmiş duyu olmuştur. İnsanda koku almayı sağlayan 1000’den fazla alıcı vardır. Her ne kadar insandaki koku alma duyusu hayvanlar kadar gelişmiş olmasa da koku sisteminin biyolojik sadeliği ve üst bilişle kurduğu anatomik bağlar sayesinde çevreden bilgi toplama ve bunu değerlendirme konusunda oldukça hızlı bir araçtır. Koku sistemi Feromonlar sayesinde eş seçme, saldırganlık, düşmanı tanıma gibi içgüdüsel davranışların sergilenmesini sağlar.

İnsanlar için koklama tüm duyu tarzlarının en gizemli olanıdır. Kokular özellikle uzak geçmişte yaşanmış hatıraların anımsanmasında ve otobiyografik ve epizodik bellekte hatırlatıcı ipuçları olarak kullanılmasında diğer duygulardan daha etkilidir. Kokular ayrıca bağlama bağlı bellek için de geri getirme aracı olarak işlevseldir. Bağlama bağlı bellek, bir bilginin bellekte depolanırken içerisinde bulunan çevresel uyarıcılarla birlikte depolandığını ve bu bilgiyi geri getirirken bu çevresel uyarıcıların ipucu olarak kullanıldığını söyler. Sevdiğimiz bir insanın parfüm kokusu veya küçükken annemizin yaptığı bir kurabiye kokusunu bir yerde duyumsadığımızda hemen o kişi ve anlara gidebilmemiz bunlara örnektir.

Tüm duyu organlarından gelen veriler önce, bilginin düzenlenmesi ve dikkatle ilgili bilişsel süreçleri yöneten talamusta işlendikten sonra ilgili beyin bölgelerine giderken; koku duyusu talamusa uğramadan doğrudan ilgili beyin bölgelerinden olan limbik sistemin amigdala-hipokampal kompleksinin hemen yanında bulunan koku alma soğanlarına (olfactory bulb) gönderilir. Koku duyusunun diğer duygulardan bu farkı koku duyusunun bilinçli bir farkındalık olmaksızın otomatik olarak davranış geliştirmesine sebep olur. Primer koku korteksini duyguyu yönetme ve duygusal hafızadan sorumlu olan amigdaladan ayıran sadece iki sinapsı; kısa ve uzun süreli bellekten sorumlu bölge olan hipokampüsten ayıran ise yalnızca üç sinapsı vardır. İşte bu dolaysız bağlantılar ve koku alma soğanının, kokunun beyindeki yeri, epizodik hafızanın kaynağı olan hipokampüsün yanında bulunması sayesinde; insanların duygusal yoğunluk içeren bir yaşantı deneyimlediğinde orada bulunan koku ile o sırada yaşadığı olay arasındaki bağlantının daha güçlü olmasına sebep olmaktadır. Sonrasında aynı koku yeniden duyum sandığında o olay sırasında yaşanılan yoğun duyguların aynen ortaya çıkmasına sebep olmaktadır ki; diğer duyu sistemlerinden hiçbiri (görme, duyma, tatma ve dokunma) bu tür yoğun duygu ve regresyona sebep olmamaktadır. Bununla da kokunun ve koku sistemlerinin hayatta kalma ve türün devamı için evrimsel olarak özelleştiğini ve aslında daha az bilinç kullanarak insan davranışlarında farkındalık dışı değişikliklere de sebep olduğunu söylemek mümkündür.

Kaynakça:

Akben, C. (2015). Koku ve bilişsel uyarımın beyin fırtınasında yaratıcılığa etkisi. (Yüksek lisans tezi). Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bolu.

Fidan, R. Ü. (2018). Koku duyusunun diğer duyulardan farkı ve farklılığın evrimsel perspektifle değerlendirilmesi. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi19(35), 743-756.

Stafford, T. (2012). Why can smells unlock memories? 11 Nisan 2021 tarihinde Why can smells unlock forgotten memories? – BBC Future adresinden alınmıştır.

Şerife Beyza Soysal
Hacettepe Üniversitesi psikoloji bölümü 3. sınıf öğrencisidir. İlgilendiği alt alanlar klinik nöropsikoloji, evrimsel ve adli psikoloji. İleride yurtdışında çalışmayı hedeflemektedir.