Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Nörobilimsel Yönden Cinsel Davranışlar

Cinsellik; santral sinir sistemi, endokrin ve vasküler sistemler arasındaki kompleks etkileşimleri içeren, cinsel heyecan, ilişki ve memnuniyete neden olan bir aktivitedir. Kaplan tarafından tanımlandığı üzere, bu süreç üç fazdan oluşur; istek, uyarılma ve orgazm fazları. Ancak bu üçü arasındaki ayırım keyfi olup sadece cinselliği içeren problemlere yönelen araştırma ve klinik düzenlemelere yardımcı olmaktadır. Klinik pratikte istek, uyarılma ve orgazm zorlukları birbirinden bağımsız değildir ve bu fazların bütünleştirilmesi önerilmektedir. Yani, cinselliğin kuşkusuz olarak sorumlusu beyindir. Beynin kendi sistemleri içerisinde ayrıldığı ‘merkezi sinir sistemi’ ve beynin iç tarafında bulunan limbik sistem ve hipotalamustur. Hipotalamusun özellikle anterior hipotalamik medyal preoptik çekirdeği erkek, posterior hipotalamik ventromedyal çekirdiği ise kadında cinsel davranışı düzenlendiği görülmüştür.

Cinsel istek, esas olarak mezolimbik dopaminerjik yolağın aracılık ettiği dopaminerjik bir fenomendir. Cinsel istek, dürtü, fantezi ve motivasyonun oluşmasında dopamin bilinen en önemli nörotransmitterdir. Bu nedenle, aktif bir cinsel yaşam için iyi çalışan bir dopaminerjik sistem yaşamsaldır. Cinsel istekten sorumlu bir hormon varsa bu da testesterondur. Yapılan çalışmalar, testesteronun sanıldığının aksine yalnızca erkekler için değil, aynı zamanda kadınlar için de çok önemli olduğunu ortaya koymuştur. Testesteronun her iki cinsin de cinsel isteğinden sorumlu olduğu düşünülmektedir (Crenshaw ve Goldberg 1996). Prolaktinin ise cinsel isteği olumsuz etkilediği gerek laktasyon ( hamilelik boyunca vücutta salgılanan çeşitli hormonların etkisiyle meme bezlerinin gelişip olgunlaşması ve süt üretmesi neticesinde gebelikte ya da doğumdan hemen sonra memelerden süt gelmesidir) dönemindeki kadınlardan, gerek hiperprolaktinemi (bir kişinin kanında prolaktin hormonunun normal seviyeden yüksek olduğu bir durumdur.) yapan bütün durumlarda cinsel isteksizliğin oluşmasından, gerekse yapılan çalışmalardan ortaya konmuştur.

Mezolimbik Yolak

Uyarılmanın iki ayrı komponenti (unsur) vardır. Merkezi ve periferik ya da nesnel ve öznel. Merkezi ya da öznel uyarılma, kişinin “tahrik olduğu duygusudur.” Kolinerjik sistem ve asetilkolinin uyarılmadan sorumlu olan nörotransmitter sistemi olduğu düşünülmektedir. Uyarılma mesajının beyinde başlayıp, medulla spinalisten (omurilik) aşağıya aktarıldığı, hem sempatik hem de parasempatik periferik otonom sinir liflerine, vasküler ve genital bölgeye aktarılmaktadır. Periferik ya da nesnel uyarılma aşaması olan bu aşamada, bilindiği gibi erkekte ereksiyon, kadında ise lubrikasyon (vajinal ıslanma) ve kabarma oluşmaktadır. Hem asetilkolinin hem de nitrik oksitin (NO) bu süreçlerde kilit rol oynadığı artık bilinmektedir. NO, beyin ve penis dokularında, L-Arginin’den “NO sentaz” tarafından sentezlenmektedir. NO’nun siklik-GMP aracılığıyla genital bölgedeki vasküler dokularda düz kaslarda relaksasyon (gevşeme) yaptığı, böylece genital bölgeye kan akımını arttırdığı ve ereksiyonu/lubrikasyonu kolaylaştırdığı bilinmektedir. Ancak NO depolanan bir madde değildir. Kullanımdan hemen sonra genital bölgede fosfodiesteraz-V tarafından yıkılmaktadır. Bu mekanizmadan hareketle erektil disfonksiyonun (erkekte sertleşme sorunu) tedavisinde bir çığır açılmıştır. Başta sildenafil olmak üzere çeşitli fosfodiesteraz inhibitörleri, NO’nun yıkımını engelleyerek ereksiyonu kolaylaştırıcı bir etki oluşturmaktadır. Uyarılmayı olumsuz yönde etkileyenlerin başında antikolinerjik ajanlar ve SSRI gibi NO sentetaz inhibitörü olan ilaçlar gelmektedir. Orgazmın inen spinal noradrenerjik lifler ve genital bölgenin noradrenerjik sempatik innervasyonu (bölgeye bağlı olan sempatik sinirler) orgazm ve ejakülasyonu kolaylaştırıcı bir etki oluştururken, inen serotonerjik lifler ve genel olarak serotonin orgazmı zorlaştırır ya da inhibe (engelleme) eder.

Hazırlayan: Barış AKAR

Kaynakça

İncesu Cem, Cinsel İşlevler ve Cinsel İşlev Bozuklukları, Klinik Psikiyatri 2004;Ek 3:3-13

Stahl SM (2003) Temel Psikofarmakoloji. Taneli B, Taneli Y, (Çev. Ed.), İstanbul, Yelkovan Yayınevi.

Barış Akar
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 4.Sınıf Öğrencisi. Sinirbilim Topluluğu Kurucu/Başkanıdır. Sinirbilimin her alanına ilgi duyup bu yönde etkinlikler düzenleyip, kitaplar yazmaktadır. İlke olarak sinirbilimi geliştirmek, yaymak ve araştırmak olarak benimsemiştir.