Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Öfke, Kin ve İntikam Duygusu

Öfke duygusu, gerçek veya hayali zarar görme endişesinden ortaya çıkar. İnsan psikolojisi üzerine araştırma yapan araştırmacılara göre öfke, kısa süreli deliliktir. Çünkü öfke anında akıl, bir müddet yok olur. Öfke anında birinci derece de zarar gören organımız beyin, ikinci derece de zarar gören organ ise mide-bağırsak sistemimizdir. Öfke anında beyin, vücudumuza kimyasal zehirler salgılar. Çünkü beynimiz kızgınlık anında vücudu savaş moduna alır ve tüm enerji kaynaklarını kullanır. Öfke; testesteron, adrenalin, noradrenalin ve kortizol hormonlarının artışına neden olur. Bu hormonların ani salgılanışı kalp, damar, akciğer, kas gibi organlarımıza ciddi hasar verir. Ayrıca bağışıklık sistemimizi zayıflatır ve hastalıklara karşı direnci kırar. (KAYAOĞLU, 2015) Anlık kızgınlık durumlarında parasempatik sinir sistemi devreye girerek beyne *sakin ol, tehlike geçti* telkinlerinde bulunur. Öfke kontrol altına alındığında parasempatik sinir sistemi devreye girer ve vücuttaki zehirli kimyasalları temizler. Fakat öfke uzun sürdüğünde vücuda salgılanan kimyasal zehirler salgılanmaya devam edeceğinden damarlar büzülür, yüksek tansiyon oluşur, kolesterol ve şeker yükselir.

Normalde beyin, hissettiği her duyguya olumlu veya olumsuz tepki verir.  Verilen bu tepkiler yaşanılan deneyimlerin sonucudur. Yani bilinçli, ölçülü ve düşünülmüş kararların sonucudur. Fakat öfke duygusu hissederken beyin değerlendirme yapmaz ve yalnız şiddete odaklanır. Çünkü hissedilen öfke duygusu vücudun dengesini bozar, beynin fonksiyonel özelliklerinin geçici bozulmasına neden olur ve geçici olarak tüm işlevleri askıya alır. Beynin fonksiyonlarının bozulması sinir ve hareket sistemini kontrolden çıkartır. Tehlikeli durumun yarattığı şok etkisiyle salgılanan birtakım hormonlar, analitik düşünmeyi engeller. Bütün bu durumlar beynin şiddete odaklanması sonucu olur. Öfke duygusuna, korku duygusu eşlik ettiğinde öfkenin yerini saldırganlık alır. Bu sırada beynin sağ lobu (EQ) beynin şiddet duygusunu önlemeye çalışır. (AYDIN & DEĞİRMENCİ, 2016) Saldırganlık yerine daha olumlu davranışlar önererek optimist düşüncelere yöneltmeye ve konuyu yumuşatmaya çalışır.

Öfkenin beyinde yarattığı biyoelektrik dalgaları sadece iki dakikadır. İnsan öfkelendiğinde sağlıklı karar verebilmek için ortamdan uzaklaşıp kendine zaman tanıması gerekir. Daha sonra durumu denetleyebilmek için neye ve niçin kızdığını sorgulamalıdır. Öfkeli kimse kızgınlığı geçtikten sonra kendinden nefret eder. Oysa benliğimizden nefret edersek özsaygımızı yitirebiliriz. Bu yüzden kişi kendisinden değil yanlış davranışından nefret etmelidir. Suçlu hissedersek davranışlarımızı değiştirmeye yöneliriz. Zira utanç hissedersek olumsuz davranışları tekrarlamaya ve hatta ilerletmeye başlarız.

Aslında öfke duygusu ölçülü hissedildiğinde insana hatalarını fark ettiren ve ders almasını sağlayan olumlu bir duygudur. Fakat öfkenin nefrete dönüşmesi, öfke duyulan kişide düşmanlık hislerinin oluşmasıyla ilgilidir. İnsan bir şeyden zarar göreceği endişesi duyarsa ondan nefret etmeye başlar. Nefret için uzun süreli (kronik) öfke diyebiliriz. Bu duygunun altında yatan asıl unsur korkudur. Korkan kişi çabuk incinir ve incindikçe öfkesi artar.  Biriken öfke bir süre sonra acı çektiren şeye karşı kin duygusunu başlatır. Kin besleyen kişi affetmemiştir ve kolay kolay unutmaz. Aslında bunun nedeni olaylara yüklenen abartılı anlamdır. Her olayı şahsına yönelmiş haksızlık olarak algılayan, bakışlardan bile anlam çıkaran ve çabuk alınan kişiler kin tutarlar.

Haksızlığa veya adaletsizliğe uğradığını düşünmek, kendimizi haksızlığa uğradığımız kişiyle eşitlemeye çalışmak intikam duygusunu ortaya çıkarır. Maruz kaldığımız eşitsizlik karşısında ruhsal olarak huzursuz hissederiz. Bunu yorumlayan beyin bölgesi sol şakak bölgelerimizin içindeki insülin beyin kabuğudur. İçsel rahatsızlığı kaldırıp adaleti sağlamanın yolu intikamdır. İntikam alma arzusu, ceza vermek beyindeki ödül mekanizmasını çalıştırır ve bağımlılığı arttırır. Uyuşturucu bağımlısı birisinin maddeye ulaştığında aldığı haz duygusunu, birey intikam aldığında yaşar. Araştırmalarda intikam alan veya haksızlık yapan kişiyi cezalandıran bireylerin beyin görüntüleri incelendiğinde, beynin derinlerinde bulunan striatum ateşlenir. Striatum, prefrontal korteks ve motor/duyu bölgeleri arasında iletişimi sağlayan bazal ganglion çekirdeğidir. Bu yapı ilkel bir yapı olup kedilerde, köpeklerde de bulunur. Bu yüzden intikam duygusuna ilkel bir arzu diyebiliriz. Çikolata testi örneğine bakalım. Anaokulu çocukları üzerinde yapılan bir deneyde, bir sınıf dolusu anaokul öğrencilerine beşer tane süslü çikolata verilir. Fakat bir başka gün aynı çocuklara, farklı sayılarda çikolata verilir ve bu sefer çocuklar arasında kavga çıkar. Bunun üzerine araştırmacılar, insanların beyin programlarında adalet arayışının olduğunu ve ayrımcılıktan sakınma duygusu olduğunu söylemişlerdir. Bu durum da saldırganlık ve intikam duygusunu uyandırır. (TARHAN, 2014)

İntikam duygusu yalnız bireyler arasında olmaz. Toplumlar arasında da görülen duygulardır. Soykırım, toplu katliam, kan davası gibi eylemlerin temelinde kin ve intikam duyguları yer alır. Bazı ideolojik olaylar *Seçilmiş Travma* haline gelir. İnsanlar bilinçaltına yerleşmiş bir olayı çocuklarına ve torunlarına nesilden nesile aktarır. Seçilmiş travmada düşman artık insan dışı boyut olarak görülür. Fırsat bulunduğunda ideolojiyi tekrar harekete geçirir. En önemli örneği I. Kosova savaşıdır. Osmanlı ordusu I. Kosova Savaşı’nı kazanmış ve Sırp Despot Lozar’ı tutsak ettikten 600 yıl sonra olay tekrar canlanmıştır.

Sonuç olarak öfke, kontrol altına alınmadığında insana ve insanlığa büyük zarar verir. Sosyal ilişkilerimizi olumsuz etkiler, toplum içinde saygınlığımızı azaltır, vücudumuzun dengesini bozar ve insanları öldürecek kadar zarar vermemize neden olur. Bu yüzden öfkeli anlarımızda ortamdan uzaklaşıp kendimize sakinleşmek için zaman tanımalıyız. Eğer hala sakinleşmiyorsak nefes egzersizlerini veya serin duşa girmeyi sakinleşmek için kullanabiliriz. Olumsuz atmosferden uzaklaşmak olumsuz düşüncelerden kurtulmamızı kolaylaştırır.

Hazırlayan:Betül YILMAZ

Kaynakça

AYDIN, İ. H., & DEĞİRMENCİ, C. H. (2016). ÖFKE KONTROLÜ VE MOTİVASYON. İstanbul: GİRDAP Yayınları.

İntikam Duygusu Beyni Nasıl Etkiliyor? (2020, Kasım 16). PSİKO YORUM TV: http://psikoyorum.tv adresinden alındı

KAYAOĞLU, M. (2015). ÖFKE KONTROLÜ. İstanbul: Nesil Yayınları.

TARHAN, N. (2014). Duyguların Psikolojisi. İstanbul: TİMAŞ .