Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Sevgi ve Aşkın Nörokimyasal Yapıtaşları

Prefrontal korteksinizin ön tarafında bulunan ve evrimde en çok gelişim gösteren orbitofrontal korteks, bireyin planlama, mantıklı düşünme, değer belirleme, kişilik ve zekâmızdan sorumludur. Aşk duygusundaysa *Beğenme* rolüyle önemli görev üstlenir. Karşımızdaki kişiyi beğendiğimizde, beynimizde aktivite olan temel korteks orbitofrontaldir. Beğenme, aşkın ilk ve en önemli aşamasıdır. Karşımıza potansiyel bir eş adayı çıktığında zihnimiz birkaç saniyede kişiyi tarar ve beğenme hakkında fikrimizi oluşturur. Bu taramada beyin neyi esas alıyor?
Zihnimiz biz farkında olmadan bazı ölçütlere göre kişiyi beğeniyor. Bu ölçütlerden (1) genel sağlık. Kişini olası çocuğumuza aktaracağı iyi bir gene sahip olup olmadığıdır. (2) Üreme yaşında ve potansiyelinde mi? (3) Genelde erkekler için beğenme kavramı “Karşımdaki kişi olası çocuğumun sağlığı ve bakımı için yeterli kaynaklara sahip mi?” Sorusunun yanıtı ‘evet’e uygunsa beğenme gerçekleşir. Araştırmalara göre beğenme duygusu içgüdüseldir. (Güloğlu,2020)

Hisler, emosyonellerin beyin kabuğu tarafından algılanıp değerlendirilmesiyle oluşur. Emosyonlarsa çevresel uyaranların algılanmasıyla olur. Dışsal uyaranların açık veya örtük olmasına göre beyinde uyarılma yönü farklıdır. Örtük uyaranlar sağ amigdala kısmını, toplumsal emosyonlarsa ventromedial prefrontal kortekste aktivasyon gösterir. Genel olarak emosyonların tetiklenmesinde amigdala, ventromedial korteks, singulat korteks, limbik sistem, beyin sapı ve beyin kabuğu rol üstlenir. (Tufan & Yaluğ, 2010) Emosyonel yorumlamada ventromedial temporal lobla ilişkili yapılar görev alır. İçsel algıların bütünleşmesinde insula rol oynar. Sevilen bireyin yakınındayken hissedilen yücelme duygusu, anterior temporal lobda olur. Kokusuyla ilgili uyaranlara sağ frontal lobda işlenir.

  • Kadın ile erkek beyni arasındaki fark nedir?

Kadın ile erkek beyni arasında yapısal farklılıklar mevcuttur. Erkeklerde stria terminalisin (beyinde korku, endişe ve stres tepkisinde kilit role sahip olan amigdalanın bir bölümü) yatak nukleusu, anterior hipotalamus (ön beyin bölgesi) içerisindeki çekirdekler ve medial preoptik alandaki çekirdek; kadınlardaysa korpus kallosum ve enterior komissur beyin bölgeleri daha büyüktür. Erkeklerin cinsel beyin bağlantıları hipotalamusun içindeki medial preoptik alanın amigdala beyin devresiyle karşılıklı iletişimi rol oynar. Kadınların cinsel beyin bağlantıları hipotalamus içindeki ventromedial çekirdek rol oynar. Ayrıca iki cinsiyet arasındaki bir diğer fark ise beyin korteksi kalınlığının fark olması, olduğu düşünülmektedir. Bunun üzerine karar verme yetilerinin de farklı olup olmadığı çalışmasında, bir sorunla karşılaştıklarında kadınların içinde bulundukları çerçeveden bağımsız çözüm ararken sağ frontal korteks devresi çalışır; erkeklerinse bulundukları çerçeve dahilinde çözüm aradıkları ve bu sırada sol frontal korteksin işlev gördüğü bulunmuştur. Sonuç olarak bir problemle karşı karşıya kalındığında iki cinsiyetinde çözüm sırasında farklı beyin devrelerinde başvuruyorlar. (Tufan & Yaluğ, 2010)

  • Sevgi ve aşk ilişkilerinin nörokimyasal yapıtaşları nedir?

Bireyin çekici olduğu düşündüğü kişiyle karşılaşması halinde vücuttaki kan basıncı ve nabız değişiklikleri, sevilene odaklanma ve sevilenle ilgili keskin algıların oluşumunda rol üstlenir. Dikkatin artmasında rol oynayan sağ superior parietal lobda nöradrenalin uyarısının, sol loba göre daha fazla olduğu görülmüştür. İlişkilerde sevilenle tek vücut olma, sevilen kişinin eşyalarının kişinin uzantısı gibi görme gibi durumlar sağ posterior lob ve nöradrenalin işlevlerindeki değişiklikler neden olduğu ileri sürülmektedir. (Tufan & Yaluğ, 2010)

Yorgunluk, zaman ve nedensellik kavramlarının algılarındaki değişikliklere dopaminin salgılanımındaki farklılıklar ve öforinin (coşku, kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durumu) baskın olması neden olur. Dopamin salgısının artmasıyla 5HT3 ve 5HT4 reseptörlerinin etkisiyle iştah, gastointestinal sisteminin (ağızdan anüse giden yol) değişikliği ve ruh hali dengesizlikleri gözlenir. Romantik aşkın ilk evrelerinde olan bireyler üzerinde yapılan çalışmalara göre, serotonin salınımındaki azalma OKB tanısı almış bir bireydeki azalmayla eşdeğer olduğu görülmüştür. Duygu merkezi olan amigdalada salgılanan asetilkolinin uzun süreli hatıraların oluşmasında rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca emosyonel bellekte özellikle olumsuz hatıraların çağrılmasına yönelik eğilim oluşturduğu da bilinmektedir. (Tufan & Yaluğ, 2010)

Sonuç olarak sevgi ve aşk ilişkileri güvenin yanı sıra beyinde yer alan ödül merkezi aktivasyonundan sorumlu limbik sistemle karmaşık bir ilişkisi vardır. Dopamin ve serotinin yanında endorfin, endorojen opiat, oksitosin, nitrik oksit ve vazopressin rol oynar. (Tufan & Yaluğ, 2010) Fakat bu konudaki araştırmalar yetersiz olup daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu bilinmelidir.

Kaynakça

Tufan, A. E., & Yaluğ, İ. (2010). Aşk fenomeni ve sevgi ilişkilerinin nörobiyolojisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 443-456.

Güloğlu, M. O. (2020). Aşkın bilimi: çekicilik ve ilişkilerin gizli Kalmış nörobiylojik sırları. Antalya: Yazarın Kendi Yayını.