Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Temel Tiksinme ve Ahlaki Tiksinmenin Sinirsel Modellemedeki Farklılıkları

Tiksinme, en önemli insan duygularından biridir. Biyolojik patojenlerden, sosyal ve ahlaki tehditlerden kaçınmamıza yardımcı olur. Farklı psikolojik tepkilerden oluşan heterojen bir yapı olduğu düşünülmektedir. Başlangıçta tiksinme, yiyeceklerin ortaya çıkardığı olumsuz bir duygu, yani kontamine yiyecek veya dışkı gibi saldırgan nesnelerin ağızdan dahil edilmesi olasılığından tiksinme olarak kabul edildi. Bu tür fiziksel materyallerin ortaya çıkardığı tiksinti tepkisine temel tiksinme denir. Bununla birlikte, sonraki birçok çalışma, tiksinme tepkisi ile ahlaksız davranış arasında da güçlü bir bağlantı olduğunu ortaya koymuştur. Ensest, hırsızlık ve şiddet içeren davranışlar gibi ahlaksız eylemler iştahımızı azaltabilir ve hatta bulantıya neden olabilir. Bu tiksinti sınıfına ahlaki tiksinme denir. Temel ve ahlaki tiksinti arasındaki farkı araştırmak sadece iki farklı tiksinti türünü ayırt etmemize yardımcı olur, ancak aynı zamanda insanların ahlaki tehditleri nasıl değerlendirdiğini anlamamıza da yardımcı olmaktadır. Sunulan çalışma, bu iki farklı tiksinti türünün, farklı nöral sistemlerin işe alınmasını ne ölçüde içerdiğini araştırmaya yöneliktir.

Nörogörüntüleme çalışmaları, temel tiksinmenin birincil görsel ve paryetal korteksleri, bazal gangliyonları, talamusu, amigdala ve insulayı kapsayan belirgin ağlarla ilişkili olduğunu öne sürmektedir. Öte yandan, ahlaki iğrenme, üstel ve medial frontal korteks, temporal-parietal bileşke, ventral anterior singulat ve orbital prefrontal korteks gibi değerlendirme ve duygu düzenlemede yer alan beyin ağlarıyla ilişkilidir. Bununla birlikte, önceki davranışsal ve fMRI çalışmaları tipik olarak önemli ölçüde farklı bireysel bilişsel alt süreçler (örn., Bir cümlede anlamsal erişim, anlambilimsel entegrasyon ve sözdizimi işleme) arasında ayrışamamıştır. Bu süreçlerin zamanla yakından bağlantılı olmasından dolayı, fMRI ve davranışsal yöntemler kullanılarak temel ve ahlaki tiksinti arasındaki hangi bilişsel alt süreç farklılıklarının ortaya çıktığını belirlemek zordur. Olayla ilgili potansiyel kayıtlar, milisaniyeler içinde sürekli bir bilişsel işlem ölçüsü sağlar ve böylelikle ayrıntılı nörobilişsel süreçleri çözmemize olanak tanır. Bu nedenle, temele karşı ahlaki ile ilişkili sinirsel süreçlerin zamansal dinamiklerini çözmek için bir ERP çalışması yürütülmüştür. Katılımcılar, elektroensefalogramları (EEG) kaydedilirken sözcüksel bir karar görevi gerçekleştirmişlerdir. Görev, tarafsız sözcükleri, temel tiksintiyle ilgili sözcükleri, ağızdan tiksinme ile ilgili sözcükleri ve sahte sözcükleri içeriyordu. Kelimelerin kullanma nedeni; önceki bir çalışmada duygusal kelimelerin sözlü bir karar görevinde güvenilir bir şekilde duygusal bir tepkiyi uyandırdığının gösterilmiş olmasıdır.

ERP araştırması, duygunun kelime işlemeyi erken sözcüksel erişimden geç anlamsal bütünleşmeye kadar modüle ettiğini göstermektedir. Örneğin, erken posterior negatif (EPN), ERP’de atoksipital-temporal bölgelerde meydana gelen negatif bir sapma, duygusal kelimelere duyarlı erken bir bileşendir. Duygusal sözcükler, nötr sözcüklerden daha büyük bir EPN’yi tetikler ve bu etkinin, duygusal uyaranlara yönelik seçici dikkati yansıttığı düşünülmektedir. N400, duygudan da etkilenebilecek semantik entegrasyonla ilişkili sonraki bir ERP bileşenidir, ancak bunun için bazı kanıtlar tutarsızdır: Bazı araştırmalar, duygusal kelimelerin, anlamsal karar verme görevinde nötr kelimelerden daha küçük bir N400 ortaya çıkardığını göstermiştir. Geç pozitif bileşen (LPC), duygudan etkilenen kelime işlemede yer alan başka bir geç bileşendir. Duygusal sözcükler, sözcüksel bir karar görevinde ve bir adlandırma görevinde nötr sözcüklerden daha büyük bir genlik LPC’sini ortaya çıkarır. Geliştirilmiş bir LPC’nin, duygusal kelimelerin nötr kelimelere göre daha uzun süre işlenmesini (örneğin dikkat çekme, değerlendirme veya hafıza kodlaması) gösterdiği iddia edilmiştir.

Bu çalışmanın amacı, temel tiksinti ve ahlaki tiksintiye verilen duygusal tepkilerin altında yatan bilişsel işlemeyi çözmektir. Temel iğrenme sözcükleri için tarafsız sözcüklere göre daha hızlı sözcüksel karar vermeyi gözlemlenmiş, oysa katılımcılar ahlaki tiksinti sözcüklerine tarafsız sözcüklerden daha yavaş yanıt vermişlerdir. Temel tiksinti sözcükleri daha büyük bir EPN, sağ ön kafa derisi alanında daha büyük bir N320, nötr sözcüklerden daha düşük bir N400 ve daha büyük bir LPC ortaya çıkarırken, ahlaki tiksinti sözcükleri orta ön kafa derisinde daha büyük bir N320 ve buna göre daha az bir N400 ortaya çıkardı. Bu bulgular, temel iğrenme ve ahlaki tiksintinin farklı nörobilişsel süreçlerle ilişkili olduğunu göstermektedir.

Bu çalışmanın en önemli bulgusu, temel tiksinti ve ahlaki tiksintinin farklı işlem aşamalarında kelime işlemeyi modüle etmesidir, bu da farklı bilişsel süreçlerin temel ve ahlaki tiksinti olduğunu düşündürmektedir. Önceki fMRI çalışmaları, temel tiksinti ile beyindeki görsel korteks gibi duyusal işleme yapıları arasındaki güçlü ilişkiyi göstermiştir. Burada, sözcüksel erişim aşamasından semantik entegrasyondan sonra gerçekleşen işleme kadar temel tiksinti modüle edilmiş kelime işleme. Görevimizin yalnızca dolaylı olarak duygusal olması, temel tiksintinin işlenmesinin otomatik olduğunu gösterir. Çekirdek tiksintinin aktivasyonu kısmen bir uyaranın (örneğin dışkı kokusu) algılanmasına bağlıdır ve sosyal değerlendirme ve muhakeme gibi üst düzey bilişe bağlı değildir. Aksine, ahlaki tiksinti kelime işlemenin erken aşamasını etkilememiş ve sadece örtük olarak duygusal olan görevlerde zayıflamış gibi görünmektedir. Önceki fMRI çalışmaları, ahlaki tiksinti ile beyindeki sosyal değerlendirme ağı arasındaki güçlü ilişkiyi ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, ahlaki tiksinme işleminin daha açık bir değerlendirme gerektirdiğini göstermektedir. Dahası, ahlaki tiksinme göstericileri, çekirdek iğrenme göstericilerine benzer tiksinti tepkilerini ortaya çıkarır; bu, çekirdek iğrenme için güçlü reddetme sisteminin insanları ahlaksız davranışlardan kaçınmaya motive ettiği anlamına gelir. Bu nedenle, ahlaki tiksinti derin bilimsel araştırmayı garanti eden önemli bir sosyal işleve hizmet eder.

Referans

Luo, Y., Shen, W., Zhang, Y., Feng, T. Y., Huang, H., & Li, H. (2013). Core disgust and moral disgust are related to distinct spatiotemporal patterns of neural processing: An event-related potential study. Biological psychology94(2), 242-248.

mugesengul
Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Müge Şengül, Bilişsel Nöropsikoloji alanına ilgi duyuyor. Sinir Bilim Topluluğu kapsamında, araştırdığı, öğrendiği konuları aktarmayı ve okuyucunun sinir bilime olan merakını artırmayı hedefliyor.