Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Genel Bir Bakış

   Psikolog Yaren Bozkurt, Onur Küçükakça

   1.Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB); doğal afet, ciddi bir kaza, savaş/çatışma, tecavüz gibi travmatik bir olay yaşamış ya da bu olaya tanık olmuş kişilerde ortaya çıkabilen psikiyatrik bir bozukluktur.

  1. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Belirtileri ve Epidemiyolojisi

TSSB’li kişiler, travmatik olayın sona ermesinden çok sonra bile deneyimleriyle ilgili rahatsız edici düşünceler ve yoğun duygulara sahiptir.  Travmatik olayı geri dönüşler veya kabuslar yoluyla defalarca kez yaşayabilirler; buna ilişkin üzüntü, korku veya öfke hissedebilirler; ve kendilerini diğer insanlardan kopuk veya yabancılaşmış hissedebilirler. TSSB’si olan kişiler, kendilerine travmatik olayı hatırlatan durumlardan veya insanlardan kaçınabilir ve yüksek ses veya kazara dokunma gibi sıradan bir şeye karşı güçlü, olumsuz ve aşırı tepkiler verebilirler.

Bununla semptomların yanı sıra bir kişiye TSSB teşhisi konması için, semptomların bir aydan fazla sürmesi ve kişinin günlük işleyişinde önemli sıkıntı veya sorunlara neden olması gerekir.

TSSB’nin yaşam boyu görülme sıklığı genel toplumda %1-14 arasında değişmektedir.

  1. TSSB, Beyni Nasıl Etkiler?

Beyniniz, hayatta kalmanıza yardımcı olan bir alarm sistemi ile donatılmıştır. TSSB ile bu sistem aşırı hassas hale gelir ve kolayca tetiklenebilir. Buna karşılık, beyninizin düşünme ve hafızadan sorumlu bölümlerinin çalışmasında çeşitli aksaklıklar meydana gelebilir. Bu durum gerçekleştiğinde ise kişi, yaşanılan güvenli olayları dahi alarm halinde algılamaya ve savaş-kaç tepkisi vermeye meyilli olur. (Savaş ya da kaç tepkisi algılanan bir tehdite karşı ortaya çıkan fizyolojik yanıttır.)

Şimdi geçtiğimiz 40 yıl boyunca çeşitli nörogörüntüleme çalışmalarından elde edilen bilgiler doğrultusunda Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun spesifik beyin bölgelerine olan etkilerini ele alalım.

3.1 TSSB ve Amigdala

Amigdala, beyninizin duygular ve ruh halleriyle ilgilenen bölümü olan limbik sistemde yer alan, badem şekilli bir yapıdır. Amigdala, beyninizin bir nevi bekçisidir, herhangi bir tehlike veya tehdide karşı, daima uyanık kalır. Amigdala potansiyel tehlikeyi fark ettiğinde, hipotalamusa sinyaller gönderir ve bu haberleşme de savaş veya kaç tepkisini tetikler.

TSSB’si olan kişiler aşırı tepki verme eğilimindedir, bu nedenle zararsız bir şey bile kişinin panik halini tetikleyebilir. Bundan dolayı kişi diğer insanların tepki vermeyeceği nötr bir olaya bile ‘’savaş ya da kaç’’ tepkisi oluşturabilir.

3.2 TSSB ve Prefrontal Korteks

Prefrontal korteks en sade tanımıyla bizleri ‘’insan’’ yapan beyin bölgemizdir. Planlama, kontrol etme, mantıklı düşünme gibi pek çok önemli yetiden sorumludur.

Amigdalanın aşırı aktif oluşu prefrontal korteksin baskılanmasına yol açar. Kişi gerçek olmayan tehdit algılarıyla öyle meşguldür ki mantıklı düşünme bir türlü devreye giremez ve kişi sürüp giden bir stres çemberi içerisinde kendini bulur.

3.3 TSSB ve Hipokampus

Hipokampus; beynin medial temporal lobunda yer alan, hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölgedir. Yaşanılan/şahit olunan bir travmadan sonra, hipokampus travmatik olayı doğru bir şekilde hatırlamaya ve anlamlandırmaya çalışır.

Ancak yaşanılan şokun etkisiyle tüm bilgiler doğru ve eksiksiz olarak kodlanamayabilir. Eksik parçaları sevmeyen insan beyin ise travma anında neler olduğu hakkında defalarca düşünür. Bu durum da küçülen hipokampus hacmine karşın artan hipokampus aktivitesine neden olur.

4.TSSB Nörobiyolojisi

Vücudumuz canlılığımızı devam ettirmek için devamlı olarak iç düzenini kontrol etmeye ihtiyacı duyar. Örneğin kan basıncımız, kan glukoz düzeyimiz, kan ph mız hayatın devamlılığı adına daima belirli sınırlar içinde tutulur. Elbette bu düzeni sağlamak insanın isteği dışında otonom sinir sistemi adını verdiğimiz sistem ile olur. Otonom sinir sistemi sempatik ve parasempatik sistemlerden meydana gelmektedir. Sempatik ve parasempatik sistem arasındaki denge yaşamımızı sağlıklı bir şekilde devam ettirmemiz için elzemdir.

Sempatik sistem herhangi bir olay sırasında vücudumuzun uyanıklığı ve etkinliğini sağlar. Örneğin tehlikeli bir canlı ile karşılaştığımızda kalp atış hızımız, solunum sayımız, kan glukoz düzeyimiz artar ve kendimizi korumuş oluruz ancak bu durum geçicidir ve parasempatik sistem adeta sempatik sistemi frenler ve yaşamın belirli sınırlar içinde idamesi kontrol altına alınmış olur.

Noradrenalin

Travma Sonrası Stres Bozukluğu(TSSB) nörobiyolojisinde sempatik sistemin artmış aktivasyonu belirgin rol oynar. Herhangi bir stres anında akut olarak sempatik sistemin aktivite artışına dikkat çekmiştik ancak TSSB’na sahip bireylerde sempatik sistem aktivasyonunu süreklidir. Bunun sebebi  sempatik sistemin nörotransmitteri olan norepinefrin düzeylerindeki artıştır. Yapılan araştırmalar TSSB sahip bireylerde kan, beyin omurilik sıvısı ve idrarda norepinefrin düzeylerindeki artış gösterilmiştir. Bunun sebebi alfa 2 adı verilen reseptörlerin duyarlılığındaki azalmadır. Alfa 2 reseptörleri kan noradrenalin düzeylerini kontrol eder ve noradrenelin düzeyleri arttığında uyarılarak azaltılmasına yardımcı olur. TSSB sahip kişilerde alfa 2 reseptör duyarlılığındaki azalış noradrenalin düzeylerindeki fazlalığın sebebidir. Yapılan çalışmalar alfa 2 reseptör antogonisti yohimbinin TSSB belirtilerini arttırdığını ortaya koymuştur. TTSB nörobiyolojisinde bir diğer değişiklik ise CRH ve kortizol seviyeleridir. CRH stres yanıtına bağlı olarak hipotalamustan salgılanır ve hipofiz bezinden ACTH salgılanmasına sebep olur. ACTH adrenal korteksten kortizol adı verilen stres hormonunu salgılanmasını sağlar. TSSB’na sahip bireylerde kortizol seviyelerinde azalma tespit edilmiştir, bunun sebebi uzun süreli CRH seviyelerinin reseptör duyarlılığını azaltması ve CRH a yanıttaki azalmadır. Her ne kadar CRH düzeyi normal bireylerin üzerinde olsa da bu hormona yanıt yetersizdir. CRH’ın bir diğer etkisi ise ponsta bulunan locus cereleus aktivitesindeki artışa bağlı olarak norepinefrin düzeylerindeki artıştır. Özet olarak PTSB’na sahip bireylerde kortizol düzeylerinde azalma norepinefrin düzeylerinde artma dikkat çekmektedir.

Sinir sisteminin temel inhibitör nörotransmitteri GABA’dır. GABA; CRH ve norepinefrin düzeylerini baskılar. Glutamat ise GABA’nın aksine sinir sistemini uyarıcı nörotransmitterdir ve NMDA ve AMPA adı verilen reseptörler üzerinden etkilerini gösterirler. PTSB’na sahip bireylerde GABA aktivasyonunda azalma ve Glutamat aktivasyonunda artış tespit edilmiştir. GABA ve Glutamat aktivasyonundaki bu değişiklikler flashback adı verilen travmanın tekrar yaşantılanmasında rolü olduğu düşünülmektedir.

5.TSSB DNA DEĞİŞİMLERİ

Travma sonrası stres bozukluğunun beyinde anatomik ve nörobiyolojik olarak değişimlere sebep olduğundan bahsettik. Bir diğer değişim ise DNA üzerindeki epigenetik değişikliklerdir. Epigenetik değişim çevresel faktörler aracılığı ile DNA da nükleotid diziliminde değişikliğe sebep olmaksızın DNA’nın işlevini etkileyen değişimlerdir. Bu değişimlerin başında DNA metillenmesi yer alır.

TSSB sahip kişilerde görülen DNA değişimlerinin önemli bir noktası bireyde görülen DNA değişimlerinin yavrulara aktarılıp aktarılamadığı konusudur. Nitekim buradan alınabilecek cevaplar bizlerin aklına şu soruyu getirebilir: Geçmişten günümüze toplumları etkileyen savaş, deprem, salgın, kıtlık… gibi travmaya sebep olacak durumların izleri sonraki kuşaklarda mevcut mudur?

TSSB sahip bireylerde yapılan çalışmalarda DNA metilasyonları gösterilmiştir. Bu değişim Glukokortikoid reseptör geni olan NRC3C1 geninde saptanmıştır. Ayrıca yapılan çalışmalarda hamilelik sırasında travma yaratacak olaylar ile karşılaşmış bireylerin çocuklarında da NRC31C geninde artmış metilasyonlar dikkat çekmektedir. TSSB genetik geçişi üzerine olan çalışmalar DNA metilasyonlarının birey ve hamile kişilerde çocuk üzerine olan etkilerini göstermektedir.

Kaynakça

1.Brainline, ‘’How PTSD Affects Brain?’’, Erişim: 1 Şubat, 2021. https://www.brainline.org/article/how-ptsd-affects-brain

2.Psychiatry, ‘’ What is PTSD?’’, Erişim: 2 Şubat, 2021. https://www.psychiatry.org/patients-families/ptsd/what-is-ptsd#:~:text=Posttraumatic%20stress%20disorder%20(PTSD)%20is,sexual%20violence%20or%20serious%20injury

3.Işıl Göğcegöz Gül, Gül Eryılmaz, Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Nörobiyolojisi:Bir Gözden Geçirme, Klinik Psikiyatri 2015;18:71-79

4.Abdullah Bolu, Murat Erdem, Taner Öznür, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Anatol J Clin Investig 2014;8(2):98-104

5.Nagy A. Youssef,Laura Lockwood,Shaoyong Su,Guang Hao,Bart P. F. Rutten,The Effects of Trauma, with or without PTSD,on the Transgenerational DNA Methylation Alterations in Human Offsprings,Brain Sci. 2018, 8,

ONUR KÜÇÜKAKÇA
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 3.sınıf öğrencisidir.Klinik Nörobilim ve Nörofizyoloji alanına ilgi duymakta ve bu alanlarda kendisine yatırım yapmakta olup bu alanları çevresine tanıtma ve sevdirmeyi amaçlamaktadır.Hedefi Nöroloji uzmanı olmaktır.