Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Üstbiliş ve Nöral Temelleri

Bilinç kavramı yıllarca bir çok araştırmacının ilgi odağı olmuştur. Yapılan araştırmalar birçok bilim insanının, felsefecilerin, doğa bilimcilerin, ruh sağlığı çalışanların ilgisini çektiği kadar farklı alandan insanların da ilgisini çekmiştir.  Üstbiliş kavramının detaylarına değinmeden önce bilincin tanımına değinmek gerekir. Bilinç, genel manada insanların duygularının, algıların ve bilgilerinin farkında olmasındaki temel yeti olarak yorumlanabilir[1].  TDK’ye göre biliş ‘canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi’  tanımlanmaktadır[2].  “Bir Yarasa Olmak Neye Benzer ve yarasa için yarasa olmak nedir?” [3] diye soran Thomas Nagel’in de değindiği gibi zihinsel kavramları tamamen fiziki bir varoluş ile açıklamak güçtür. Dolayısıyla biliş ve üstbiliş kavramını ele alırken onların bireysel deneyimlenen taraflarını da göz ardı etmemek gerekmektedir. Peki biliş yetisinin daha ileri düzeyi nedir?  İnsanoğlunun kendi fikir, duygu, algılarının ve bir nesne yahut bir durumun varlığıyla ilişkili bilincinin farkına varışı mıdır? Kısacası üstbiliş için bilincin farkına varmak diyebilir miyiz? Meta-kognisyon düşüncelerimiz üzerine düşüncelerimiz ve neyi nasıl bildiğimizin veya bilmediğimizin farkına vardığımız süreçtir[4].

İnsanlardaki anlam arayışı-bu arayışın yorumlanması- geçmişin yordanması ve geleceğe dair yeni planların kurulmasında aktif olan  karar mekanizmalarının yolu, tam olarak üstbilişin ana konularıdır. Düşündüklerimizin kontrolü bu düşüncelerde yaptığımız değişiklikler ve yorumlamalarda var olan psikolojik etmenleri, bilgilerimizi ve bu fonksiyonların yürütülmesindeki yapı ve organizasyonu temsil eden yine üstbilişimizdir[5]. Üstbiliş kavramı nasıl ortaya çıkmıştır? Piaget’in soyut işlemler dönemi içerik bakımından üstbiliş ile benzerlik gösterse de bu kavram Piaget’ten etkilendiği düşünülen Flavell tarafından 1971 yılında ortaya atılmıştır. Üstbiliş kavramını günümüz de bu kadar araştırmaya değer kılan ana etmenlerden biri ise, psikopatolojik bozukluğa sahip olan bireylerde fonksiyonel olmayan düşünce ve başa çıkma stratejilerine sebep olduğunun düşünülmesidir[6]. Detaylandıracak olursak eğer, üstbilişin patolojik bozukluklarla ilişkisi için üç ana kuramdan söz edebiliriz, bunlar sırasıyla: benlik üzerine yürütücü işlevler, bilişsel dikkat sendromu ve üst-bilişsel inançlardır[7]. Günümüzde stres ve kaygı bozukluğu, şizofreni, obsesif kompulsif bozukluklar, dikkat dağınıklığı vb. bir çok psikopatolojik bozukluklarda üstbilişe dayalı fonksiyonları inceleyen çalışmalar mevcuttur üstelik bunların üstbilişsel tedavileri de geliştirilmektedir [8,9,10,11,12,13,14]. (Yazarın notu: bu yazımızda üstbilişi anlama üzerine odaklanacağız, üstbilişin işlev bozukluğu gösterdiği patolojik durumlar ileriki yazılarımızda detaylı olarak ele alınacaktır.)

Kısaca üstbilişini etkili kullanan bireyin özelliklerini listelediğimizde:

-Bireyin öğrenme yöntemlerini etkili bir şekilde kullandığını, yani hangi stratejilerin etkili hangilerinin ise etkisiz olduğunun farkında olduğunu söyleyebiliriz.

-Öğrenilecek konuya başarılı bir planlama ile yaklaşım gösterme, bu hayatın her alanında birey için geçerlidir gerek sosyal ilişkiler olsun, gerek daha teorik içerikler olsun, birey planlama yaparak öğreniyor ise bu üstbiliş aktivitesini kapsar.

– Daha ileriki bir aşama olaraktan, üstbiliş; bireyin aktif bir şekilde öğrenme aşamasının gözlemlenmesi ve yeni ulaşılan bilginin öğrenilip öğrenilmediğinin sorgusunu ve bilincini içerir.

Üstbilişin nöral temelleri

Üstbilişin nöral temelleri deyince akla gelen ilk başlıklar şunlardır: üst-hafıza çalışmaları, psikofizikte geriye dönük güven yargıları ve bireysel farklılıkların niteliğinin baz alındığı çalışmalar. Üstbilişin ilk sinirsel çalışmaları ve bununla bağdaşık kanıtlar nöropsikolojik olgulardan elde edilmiştir[15].

  • Üst-hafıza çalışmaları:

Özellikle bu alanda aşırı alkol ve yetersiz beslenmeden kaynaklanan Korsakoff sendromu olan hastalarda üst-hafızanın bozulabileceği öne sürülmüştür[16]. Bu hastalığa bilmeyenler için değinecek olursak; yapısal beyin değişiklikleri, omurilik sıvısında artış ve takibinde orbitofrontal korteks ve talamusta ki ciddi hacim kaybını içerir[17]. Burada Shimamura & Squire bulduğu ilginç bulgu, şudur hastalarının tanıma belleği performansına eşit olmasına rağmen bir amnezik kontrol grubuna kıyasla, bilinen yargıları takip etme doğruluğunda seçici bir bozulma olduğu tespit edilmiştir[18](görsel 2). İlk başlarda bu bulgular başkalaşım bozukluğun amnezi ile ilişkili medial temporal lob ve diensefalik orta hat yapıları dışındaki beyin bölgelerindeki hasara bağlı olduğunu zannettirse de, sonrasında yapılan çalışmalar göstermiştir ki; frontal lobunda hasar olan ve amnezik olmayan hastalar da zayıf üst-hafıza becerilerine sahiptir[19].

Özellikle ön lob yapıları üstbilişsel doğrulukla ilişkilendirilir. Sağ ventromedial prefrontal kortekse zarar verdiğimizde, bildiğimiz yargıların takibi becerimizde azalmalar meydana gelir[20]. Bunlar sağlam güven yargıları ile de ilişkilidir, burada Schnyer ve meslektaşları farklı üst-hafıza yargılarını desteleyen beyin sistemleri arasında ayrım yapmayı önermektedir, yapılan bu çalışmada lezyon örtüşme ölçümleri kullanılmıştır ve hastalarda bellek performansına odaklanılmıştır. Özellikle ileriye dönük üst yargılarımızı medial prefrontal korteks işlevlerinin desteklediğini ve geriye dönüklerde ise lateral prefrontal korteksin aktif olduğunu biliyoruz. Yapılan beyin görüntüleme çalışmalarının da desteklediği üzere, medial ve lateral prefrontal korteks bölgelerinin üst-hafıza yargılarıyla bağlantılı olduğu, güven yargıları tarafından da prefrontal korteksin aktivitesinin olduğu, dolayısıyla üstbilişle de ilişkilendirilebileceği düşünülmektedir[21,22,23,24,25].

  • Psikofizikte geriye dönük güven yargıları:

Diğer çalışmalar, üstbiliş ve onun nöral alt tabakalarını eşzamanlı olarak incelerken performanstaki farklılıkları sıkıca kenetlemek veya ayarlamak için psikofizik yöntemlerinden yararlanmaya başladı (görsel 3). Performans farklılıklarını kontrol altında tutmak için psikofizik yöntemleri kullanıldı ve eş zamanlı olarak üstbiliş ve onun nöral alt tabakaları incelendi. Bu yaklaşıma örnek verecek olursak eğer, Lau ve Passingham’ın yaptığı üstbilişsel yorumların eşiklerinin farklılıklarına baktıkları çalışmayı irdeleyebiliriz. Burada performansı iki görsel maskeleme koşulu arasında eşleştirdiler, ve sol dorsolateral prefrontal korteksteki aktiviteyle ilişkili uyarıcı hakkında üstbilişsel yorumlar için eşikte farklılıklar buldu [26]. Bu ve benzeri psiko-fiziksel çalışmalar ile bilim insanları üstbilişin beynimizdeki yapısal bağlantılarını çözümlemeyi hedeflemiştir.

  • Bireysel farklılıkların niteliği

bireysel farklılıkların konu üzerindeki etkisinin ölçüldüğü çalışmalar da mevcuttur. Bireysel farklılıklardan faydalanmak üstbilişsel doğruluğun sinirsel bağıntıları üzerinde bir kaldıraç sağlayabilir[26,27,28].Sonuç olarak prefrontal korteksteki hasarın, görev performansını nispeten bozulmadan bırakırken, üstbilişsel raporların doğruluğunu seçici olarak etkilediğine dair önemli kanıtlar bulunmuştır. Şaşırtıcı bir şekilde, sırasıyla geriye dönük güven yargılarını ve ileriye dönük performans yargılarını destekleyen nöral sistemler arasında yanal-ara ayrım olduğuna dair bazı kanıtlar mevcuttur. İleriye dönük performans değerlendirmelerinde ventromedial prefrontal korteks’in rolü, medial temporal lob bellek yapılarıyla güçlü bağlantıları ve geleceğin hayal gücündeki rolü ile açıklanabilir.

Gelecek çalışmalarda nöral devreler ve nöral bağlantıların daha iyi çözümleneceğini ümit ettiğimiz üstbilişin, bir çok patolojik durum ile ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, bu ekolün zamanla büyümesi olası gözükmektedir. Unutmamamız gerekir ki Sartre’nin de dediği gibi, “Ben böyleyim” cümlesini kurduğumuz andan itibaren kendimizi nesneleştirmiş oluruz, kendimizi ve etrafımızda var olan dünyayı nasıl yorumladığımızın bilincine vardığımız andan itibaren, belki de sadece bir nesne olmanın ötesine geçmiş bulunacağız.

Referanslar:

  1. Ahmet Cevizci; Paradigma Felsefe Sözlüğü, s.280
  2. Tdk sözlüğü,bilişin anlamı
  3. Thomas Nagel, “What is It Like to Be a Bat?,” The Philosophical Review83, no. 4 (Ekim 1974): 435-450.
  4. Wells A, Matthews G (1996) Modeling cognition in emotional disorder: the S-REF model. Behav Res Ther, 34:881-888.
  5. (Wells A, Cartwright-Hatton S (2004) A short form of the meta-cognitions questionnaire: properties of the MCQ-30. Behav Res Ther, 42:385–396
  6. Cartwright-Hatton S, Wells A (1997) Beliefs about worry and intrusions: The Meta-Cognitions Questionnaire and its correlates. J Anxiety Disord, 11:279–296.
  7. Yoruk, P., & Tosun, A. (2014). Literature Review of the Metacognitive Model of Obsessive Compulsive Disorder. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar – Current Approaches in Psychiatry, 1.doi:10.5455/cap.20140807024558 Yoruk, P., & Tosun, A. (2014). Literature Review of the Metacognitive Model of Obsessive Compulsive Disorder. Psikiyatride Guncel Yaklasimlar – Current Approaches in Psychiatry, 1. doi:10.5455/cap.20140807024558
  8. Irak M, Tosun A (2008) Exploring the role of metacognition in obsessive–compulsive and anxiety symptoms. J Anxiety Disord, 22:1316–1325.
  9. Knouse, L. E., Paradise, J. M. ve Dunlosky, J. (2006). Does ADHD in adults affect the relative accuracy of metamemory judgements? Journal of Attention Disorders, 10(2), 160-169.
  10. Dunlosky, J. ve Metcalfe, J. (2009). Metacognition. USA: Sage Publications.
  11. Moritz, S., & Woodward, T. S. (2007). Metacognitive training for schizophrenia patients (MCT): A pilot study on feasibility, treatment adherence, and subjective efficacy. German Journal of Psychiatry, 10(3), 69–78.
  12. Spada, M. M., Nikčević, A. V., Moneta, G. B., & Wells, A. (2008). Metacognition, perceived stress, and negative emotion. Personality and Individual Differences, 44(5), 1172–1181. doi:10.1016/j.paid.2007.11.010
  13. Tuna, Ş., Tekcan, A. İ., & Topçuoğlu, V. (2005). Memory and metamemory in obsessive–compulsive disorder. Behaviour Research and Therapy, 43(1), 15–27.doi:10.1016/j.brat.2003.11.001
  14. Shimamura, A. P. 2000 Toward a cognitive neuroscience of metacognition. Conscious. Cogn. 9, 313–323. (doi:10. 1006/ccog.2000.0450)
  15. Hirst, W. 1982 The amnesic syndrome: descriptions and explanations. Psychol. Bull. 91, 435–460. (doi:10. 1037/0033-2909.91.3.435)
  16. Zahr, N. & Kaufman, K. 2011 Clinical and pathological features of alcohol-related brain damage. Nat. Rev. Neurol. 7, 284 –294. (doi:10.1038/nrneurol.2011.42)
  17. Shimamura, A. P. & Squire, L. R. 1986 Memory and metamemory: a study of the feeling-of-knowing phenomenon in amnesic patients. J. Exp. Psychol. Learn. Mem. Cogn. 12, 452–460. (doi:10.1037/0278-7393.12.3.452)
  18. Janowsky, J. S., Shimamura, A. P., Kritchevsky, M. & Squire, L. R. 1989 Cognitive impairment following frontal lobe damage and its relevance to human amnesia. Behav. Neurosci. 103, 548. (doi:10.1037/0735- 7044.103.3.548)
  19. Schnyer, D. M., Verfaellie, M., Alexander, M. P., LaFleche, G., Nicholls, L. & Kaszniak, A. W. 2004 A role for right medial prefontal cortex in accurate feelingof-knowing judgements: evidence from patients with lesions to frontal cortex. Neuropsychologia 42, 957–966. (doi:10.1016/j.neuropsychologia.2003.11.020)
  20. Kikyo, H., Ohki, K. & Miyashita, Y. 2002 Neural correlates for feeling-of-knowing. Neuron 36, 177 –186. (doi:10.1016/S0896-6273(02)00939-X)
  21. Chua, E. F., Schacter, D. L., Rand-Giovannetti, E. & Sperling, R. A. 2006 Understanding metamemory: neural correlates of the cognitive process and subjective level of confidence in recognition memory. NeuroImage 29, 1150–1160. (doi:10.1016/j.neuroimage.2005.09.058)
  22. Chua, E. F., Schacter, D. L. & Sperling, R. A. 2009 Neural correlates of metamemory: a comparison of feeling-of-knowing and retrospective confidence judgments. J. Cogn. Neurosci. 21, 1751–1765. (doi:10. 1162/jocn.2009.21123)
  23. Kim, H. & Cabeza, R. 2007 Trusting our memories: dissociating the neural correlates of confidence in veridical versus illusory memories. J. Neurosci. 27, 12190. (doi:10.1523/JNEUROSCI.3408-07.2007)
  24. Moritz, S., Gla¨scher, J., Sommer, T., Bu¨chel, C. & Braus, D. F. 2006 Neural correlates of memory confidence. NeuroImage 33, 1188–1193. (doi:10.1016/j. neuroimage.2006.08.003)
  25. Lau, H. C. & Passingham, R. E. 2006 Relative blindsight in normal observers and the neural correlate of visual consciousness. Proc. Natl Acad. Sci. USA 103, 18 763 –18 768. (doi:10.1073/pnas.0607716103)
  26. Fleming, S. M., Weil, R. S., Nagy, Z., Dolan, R. J. & Rees, G. 2010 Relating introspective accuracy to individual differences in brain structure. Science 329, 1541–1543. (doi:10.1126/science.1191883)
  27. Kao, Y. C., Davis, E. S. & Gabrieli, J. D. E. 2005 Neural correlates of actual and predicted memory formation. Nat. Neurosci. 8, 1776–1783. (doi:10.1038/ nn1595)
  28. Yokoyama, O. et al. 2010 Right frontopolar cortex activity correlates with reliability of retrospective rating of confidence in short-term recognition memory performance. Neurosci. Res. 68, 199 –206. (doi:10.1016/j. neures.2010.07.2041)