Sinirbilim ile ilgili her şey burada→

Vücut Gemisinin Kaptanı: Beyin

Bir kafeye oturduğunuzda kahvenizden bir yudum almanın zihinsel süreçlerini hiç düşündünüz mü? Bize göre öyle basittir ki bu eylemler, kahve üzerimize dökülmediğinde veya dilimizi yakmadığında farkına bile varmayız. Oysa fincanı görmek, fincana dokunmak, tutmak, kaldırmak, ağza götürmek ve kahveden bir yudum içmek vücutta çok yoğun bir iş birliğiyle meydana gelir. İlk olarak belleğimizde, önümüzdeki fincan hakkında neler hatırladıklarımız, daha önce bu fincana benzer bir fincan kullanıp kullanmadığımız ya da bu tatta kahve tüketip tüketmediğimiz gibi deneyimler canlanır. Bu işlevleri gören frontal korteks, deneyim sinyallerini motor kortekse gönderir. Motor kortekse iletilen sinyaller fincana uzanmamı sağlar ve fincanı elime alırım. Bu aşamada fincanın ağırlığı, uzaydaki konumu, sıcaklığı, şekli, deseni, kayganlığı gibi tonca bilgi sinirler aracılığıyla saniyenin kesirler ölçeğinde beyne ulaşır. Beyinden omuriliğe akan bilgiler, karmaşık motor hareketlerinin uygulanmasını ve yönetimini sağlayan *bazal gangliyonlar*, vücudun denge organı *beyincik*, *genel duyu korteksi* sayesinde akar. Dudağıma dokunan fincanın sıcak buharı tenimi ıslatır ve dilimi yakmayacak miktarda kahveyi yudumlarım. Fakat bu aşamaların hiçbirinin bilinçli olarak farkında olmam.

Basal Ganglion Yapısı/Yapıları

İnsan beyni, inanılmaz enerji verimliliğiyle çalışan bir mekanizmadır. Gün içerisinde gerçekleşen tüm bu eylemler için kullandığı enerji 60 vatlık bir ampulün kullandığı enerjiden fazla değildir. Peki yüz parçalık bir yapbozu defalarca yapmış biri ile ilk kez yapan birinin harcadığı enerji aynı olur mu? Araştırmalara göre yapbozu defalarca yapmış birey için yapbozu tekrar yapmak, bisiklet sürmeyi öğrenmiş birinin tekrar bisiklet binmesiyle aynı işlevdedir. Artık yapbozu tamamlamak motor beceri haline geldiğinden beyin öğrenmede kullandığı enerjiyi kullanmaz. Beceri artık zihin devrelerine kazınmıştır ve beyin dinlenme anındaki alfa dalgaları hızında enerji harcar. İlk kez yapboz yapan bireyin ise beyin dalga frekansı yüksektir çünkü birey yeni bir problemle karşı karşıyadır. Beyin öğrendikçe prefrontal korteks (duyu ve motor bağlantılarının yer aldığı merkez), parietal korteks (duyusal iletilerin görsel ile bütünleşmesini sağlar) ve beyincik gibi enerjiye aç bölgeler devreye girer. Bu yüzden daha fazla enerji harcar.

Beynimiz sürekli çevreden bilgi toplar ve bu bilgiyi davranışlarımızı şekillendirmede kullanır. Bu kadar çok bilginin alınıp harekete geçirilmesi bilinçaltıyla olur. Çünkü bazı eylemlerde bilinçaltı, bilinçten daha hızlı çalışır. Fakat bazen bu bilgiler birbiriyle çakışabilir. Örneğin ders çalışırken canınız çay içmek istedi ve mutfağa gittiniz. Masadan kalkmadan önce kafanızda sıcak bir çay içme hayali vardı. Ama annenizle tartıştınız ve mutfaktan soğuk su alıp yukarıya çıktınız. Bunun nedeni beynin ilişkilerdeki sıcaklık değerlendirmesi yapan mekanizmasıyla fiziksel sıcaklığı değerlendiren mekanizmanın çakışmasıdır. Bu çakışma sonucunda sinirler birbiriyle etkileşime girer. Ve siz sıcak bir çay içmek yerine soğuk su içersiniz.

Peki bu kadar eylem biz farkında olmadan gerçekleşiyorsa bilincimiz kararlarımızda etkili değil mi? Kontrol bilinçaltımızda mı yoksa bilincimizde mi? Elbette bilincimiz karar vermede etkili. Mesela kışın ortasında canınız dondurma çekti. Eğer dondurma yerseniz hasta olup pişman olabilirsiniz ya da dondurmayı yiyip kendinizi mutlu edebilirsiniz. Böyle bir durumda karar vermek zorundasınız. Tam burada sizi sıkıntıya düşürmeyecek en uygun kararı vermede, bilinç devreye girer. Beyinde bunu yapabilecek tek sistem bilinçtir. Bilinç beyindeki milyarlarca nöron içinde hakem görevi gören eşsiz bir sistemdir. Plan yapar, hedef koyar, doğruları, yanlışları, olasılıkları hesaplar ve yönlendirir.

İnsan davranışında aktif olan beynin birkaç bölümü.

Farkında olmadan gerçekleşen eylemlerin kontrol mekanizması bilinçaltıdır. Örneğin arabayla giderken sağa ya da sola dönmek zorunda olduğunuz bir şerite girdiniz. Sağa dönme zorunluluğunuz olmadığı halde içinizden sağa dönmek geldi ve sağa döndünüz. Neden? Neden sola dönmek yerine sağ tarafı tercih ettiniz? Sizin kendi tercihiniz miydi yoksa beyninizde ki bir mekanizma sizin adınıza karar mı verdi? Kollarınıza direksiyonu çevirecek sinyallerin iletimi motor korteksinden gelir. Sinyalleri yönlendiren frontal lobun bazı bölgeleri, beyindeki başka mekanizmaları yönlendirir. Sağa ya da sola dönme kararınız, aslında zaman içinde saatler, günler, haftalar belki de ömrünüzün başlangıcına kadar geçmişten gelen bir karardır. Bilinçli zihin, beyne kontrolün elinde olduğuna öyle inandırmıştır ki kişi tercihlerini özgür iradesiyle seçtiğine inanır. Kimsenin baskısı altında kalmadan yaptığımızı düşündüğümüz tercihler, kontrol ve farkındalık sınırlarımızın çok ilerisindeki kuvvetlerce yönlendirilmektedir.

Hazırlayan: Betül YILMAZ

Kaynakça

EAGLEMAN, D. (2016). BEYNİN SENİN HİKAYEN, Domingo Yayınevi, İstanbul: Elmas Basım s.s. 1-272